Hamur işleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamur işleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2017

Papatya Poğaça




2016 yılını da bitirdik. Yıllar sonra dönüp baktığımda, akla gelip bahsi geçtiği zaman en sevmediğim yıl olarak geceçek ismi ne yazık ki bu yılın. 
Kötü anısı kadar iyi bir kaç anısı da vardı tabi. Ömrün yarıdan çogu gitmiş 40 yaşına gelmişim bile bu yılda;)
Yılın bitmesine 15 gün kala Amerika vatandaşı da oldum. Evet 20 sene Azerbaycan vatandaşıydım tam yaş 21 olcakken türk vatandaşı oldum.  41 olacakken de Amerika vatandaşı oldum.
20 sene sonra 61 gelirken hangi vatandaşlık nasip olur hiç belli olmaz ama ben diyorum ki artık öteki dünya vatandaşlığına gecsem iyi olcak. Fazlasına gerek yok. Elbette Rabbim en iyisini biliyordur.
O yaşa kadar hayırlı bir ömür yaşayalım, zararımızdan çok faydamız olsun dünyaya, cevremize yeter. O faydalardan biri de buraya ufak tefek not edilen acizane yapılan tarifler olsa gerek. Yapıp faydasını görenlerden  gelen harika yorumlar bunun en güzel cevabı ve benim de hala aşkl, sevgiyle burda olmam bunun en güzel cevabı olsa gerek. Cok ara verip gec yayın yapsamda.
2017 yılının ilk tarifi Papatya Poğaça olsun gerisi de güzel tariflerle, güzel paylaşımlarla devam etsin inşallah.



Malzemeler;


  • 125 gr tereyağı (oda sıcaklığında yumuşamış)
  • Yarım su bardağı ılık süt
  • 2 adet yumurta ( birinin sarisi üzerine sürmek için ayrılır) 
  • Yarım paket yaş maya ( yas maya yoksa 1.5 yemek kaşığı pakmaya
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 cay kaşığı tuz
  • Aldığı kadar un  ( 2,5-3 su bardağı )
İçine: 

  • Beyaz peynir

Üzerine sürmek için:

  • 1 yumurta sarısı

Hazırlanması:
  • Derin yoğurma kabına yaş maya, şeker, ılık süt ilave edilir karıştırılır, mayanın kabarması beklenir. 3 dakika sonra  geri kalan malzemeler de ilave edilir un azar azar eklenerek ele yapışmayan bir kıvam alana kadar yoğurulur. 
  • Üzeri streçle kapatılır 20 dk kadar mayalandırılır. Daha sonra hamurdan mandalina büyüklüğünde parcalar koparılır tezgahta yuvarlak açılır arasına beyaz peynir konur kapatılır avuç içinde yyuvarlak şekil verilir. 
  • Kapattığımız tarafı alta gelecek şekilde tezgaha koyulur üzerinden elle hafif bastırılır, bıçakla  kenarlarından kesilir. Orta kısmını ve alt kısmını  kesmemeye dikkat edilir. 
  • Tüm hamuru şekillendirip tepsiye dizdikten sonra 10 dk kadar tepside mayalandırılır.
  •  Üzerine yumurta sarısı sürerek önceden 180 C ( 350 F)  ısınmış fırında pişirilir.  
  • Afiyet olsun.

25 Mart 2015

Pizza





Ikea'nin Lazy Susan isimli  tahtasının uzerinde lazy olmayan Samire'nin pizzasının sunumu;)). 
Iki S bir arada;))) biri tembel biri bu gün pek hamarat.:)

Kolay bir tarif harika sonuc. Lafı fazla uzatmadan buyurun.:) 





Malzemeler; 


  • 1yemek kaşığı kuru maya 
  • 1,5 tatlı kaşığı şeker
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 1/2 su bardagı ılık  su 
  • 1çay kaşığı
  • 1,5 su bardağı un ( az gelirse eklenir) 

Uzerine;

  • 3 yesil sivri biber ( Ben renkli biber kullandim)
  • 2 domates
  • sucuk veya sosis
  • siyah zeytin
  • 150 gr kaşar peyniri 
  • 2-3 yemek kaşığı ketçap 
  • kekotu ve reyhan ( kuru olarak ) 



Hazırlanması;

  • Önce mayayı yarım bardak suyla ve 1,5 tatlı kaşığı şekerle karıştırıp, köpürüp taşmasını bekliyoruz. 
  • Sonra sıvı yağı, tuzu ve suyu derin bir kaba döküyoruz ve unu azar azar ilave ederek ele yapışmayan bir hamur yoğuruyoruz. Hamuru üzerine streş kapatıp  10 dakika mayalanmasını bekliyoruz.
  • 10 dakika sonra un serpilmiş tezgahta tepsi büyüklügünde açıyoruz
  • Hamuru tepsiye yayıyoruz. Üzerine ketçap sürüyoruz. Kasar peyniri rendeliyoruz, ketcapın uzerine serpiyoruz. 
  • Sonra sırayla kabukları soyulup küp küp doğranmış domatesleri, küçük küçük doğranmış sosis veya sucukları, biberleri, ( isteğe göre mantar) ekliyoruz. Üzerine kuru kekikotu ve reyhan serpiyoruz. 
  • Cok az kaşar serpip önceden ısınmış 180 C derecede (350 F) yaklaşık 25 dakika pişiriyoruz. 

30 Kasım 2014

Tarçınlı Rulolar- Cinnamon Rolls




Kendi çocukluğumu hatırlamıyorum. Acaba bende misafir gittiğim evde yemek yiyen kendi evinde aynı yemeyi yemeyen cins çocuk muydum.. Aynen cins çocuk diyorum ben bu tür çocuğa.
Çünkü o cins çocuğun misafir evde yediyi yemegin aynısını belkide en güzelini sen yapmışsındır kendi evinde. Gel gör ki evde o yemegi yemeyen çocuk gitmiş misafir evde o yemeye ilk defa yiyormuş gibi saldırmış, üstelik " Anne bunun tarifini alsana. Çok güzel olmuş "demez mi .:))) Bu çocuğa cins çocuk denilmez mi..:)
Acaba güldüm mü başkasının çocuğuna benim de başıma geldi .. Allahım affet ..
Kesin kınamışım yoksa ne diye benim koskocaman kızım geçen gün misafir gittiğimiz evde tarçınlı ruloları ilk defa görüyormuş gibi yedi.. Niye kendi tabağındakini bitirip benim tabağımdakine göz koysun.. Niye..
O anda yer ayrılsa yere giresim geldi de. Allahtan arkadaş biliyor, tanıyor beni.. Blogum olduğunu biliyor:))) Yani var ya blog kurtarıcımsın haa:)))


Daha önce yapmadığım lezzet de degil hani tarçınlı.. Yapmıştım yemişti benim kız. Gel gör ki orada daha bir  lezzetli gelmişti. Madem onu sevmişti, bir de onun tarifini alıp yapayım dedim.
Tülay arkadaşın yaptığı bu harika tarif  Amerika`nın ünlü şeflerinden 67 yaşlı  Paula Deen`e aittmiş. Gerçek tarifi Google Paula Deen Cinnamon Rolls diye yazarak arayabilirsiniz. Tarif cup ölcüleriyle verilmiş. Bende bu tarifi bizim alışık olduğumuz su bardağı, çay bardagı ölcülerine çevirdim.
İşte nergis kokulu kızımın lezzetine doyamadığı tarif resimli olarak burada..
Lütfen Not bölümünü okuyun

Not:

Gerçek tarifte hamuru rulo yapıp dilimledikten sonra tereyağı sürülmüş, tarçınlı şekerli karışımdan serpilmiş tepsiye yan yana diziyoruz yazılmış .
Bu sizin isteğe bağlı ister bu şekilde dizin, ister yağlı kagıt serilmiş tepsiye aralıklı şekilde dizin.
Buna benzer bir tarifi daha önce yapıp fotografını çekmiştim o yüzden fotoğrafta göründüğü gibi yazdım dizilme şeklini.



Malzemeler:
  • 1 çay bardagı sıcak su
  • 1 çay bardagı süt
  • 4 yemek kaşığı erimiş tereyağı 
  • 1 yemek kaşığı dolusu kuru maya
  • 3 yemek kaşığı şeker
  • 1 çay kaşığı tuz ( silme) 
  • 1 yumurta
  • 3 su bardagı un ( az gelirse ilave edilir) 
İç malzemesi :
  • 1 su bardagı şeker ( siyah şeker de olur)
  • 3 yemek kaşığı tarçın
  • 1 çay bardagı + 3 yemek kaşığı erimiş tereyağı
  • 4 yemek kaşığı çekilmiş ceviz

Glazürü için ( üzerine) ;
  • 2 su bardagı pudra şekeri
  • 4 yemek kaşığı erimiş tereyağı
  • 4 yemek kaşığı kaynar su
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
  • yarım  paket vanilya 

Hazırlanması:
  • Küçük bir kasede sıcak suyla mayayı karıştırıyoruz.
  • Derin bir karıştırma kabına sütü, şekeri, erimiş tereyağını, tuzu ve yumurtayı ekleyip tel çırpıcıyla çırpıyoruz. Unu azar azar ekleyip karıştırıyoruz.
  • Ardından kasede karıştırdığımız maya ve suyu ekliyoruz. Geri kalan unu da azar azar ekleyerek hamuru yoğuruyoruz. Un az gelirse biraz daha ekliyoruz.
  • Hamur ne çok sert, ne de çok yumuşak bir hamur. Orta sertlikte bir hamur oluyor.
  • Üzerine poşet örtüyoruz. Mayalanıp iki kat oluncaya kadar yaklaşık 1saat  bekliyoruz.
  • Kabarıp mayalanmış hamuru tezgahın üzerine alıyoruz. İki parçaya bölüyoruz.
  • Her parçayı sırayla tezgahın üzerinde yarım santim kalınlığında dikdörtgen şekilde açıyoruz.
  • Erimiş tereyağından hamurun her tarafına sürüyoruz.
  • Tarçını ve şekeri birlikte bir kasede iyice karıştırdıktan sonra yağladığımız hamurun üzerine serpiyoruz. Çekilmiş cevizden de serpip çok sıkı olmayacak şekilde sarıyoruz.
  • Ruloyu iki parmak genişlıgınde dilimliyoruz. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye aralıklı olarak diziyoruz, üzerinden hafif bastırıyoruz. 

  • 30 dakika bekletiyoruz. 
  • Daha önceden ısıtılmış 200 C ( 370 F) fırında 30 dakika üzeri hafif kızarıncaya kadar pişiriyoruz. 
  • 2 su bardagı pudra şekerinin üzerine  1 yemek kaşığı limon suyunu ve 4 yemek kaşığı kaynar suyu, 4 yemek kaşığı erimiş tereyağını yarım paket vanilyayı ekleyip karıştırıyoruz. 
  • Pişmiş ruloları fırından çıkarıyoruz, hazırlamış olduğumuz pudra şekerli glazürü kaşıkla ruloların üzerine gezdiriyoruz. 
  • Sıcak sıcak afiyetle yiyoruz. 
  • Afiyet olsun !

3 Aralık 2013

Çemenli Sarma Börek


 

Bu gün çok mutluydum evet.. Yorgun kafamı zor kaldırdım yastıktan sabah saat 11 i geçe..Yüzümü yıkayıp bir çay içmek için mutfağa geçeyim dedim kapım gümbür gümbür çalındı.. Çamdan baktığımda postacı kadını görüp içimden çocuklarıma küçükken söylediğim " Bak postacı geliyor selam veriyor, Herkes ona bakıyor merak ediyor" diye mırıldandım.. .. Üstüme bir şeyler alıp kapıyı açıncaya kadar kocaman bir kutuyu kapıya bırakıp çoktan arabasına doğru yönelmişti postacı kadın. Kutuyu şaşkınlıkla aldım.. Postacıya el sallayıp teşekkür ettim..


Kutunun üstünü okumadan o kısa bir sürede aklımdan neler geçti ..
Acaba kim gönderdi bunu.. Eşim bir şeyler mi aldı Amazondan filan diye düşündüm..
Kutunun üstünü okudum: Müberra yazıyordu.. Kim ki bu Müberra.. İsim tanıdık gelmiyor.. Merakla açtım üzerinde Fragile ( kırılabilir)  yazılan kutuyu.. Küçük mektubun üzerinde Lemons_and_olive  Mutfak dili yazıyordu.. Evet tanıdım Müberra`mı, İnstagramin tatlı dilli, severek izlediğim, gönlü güzel arkadaşı..


"Karşılıklı bir kahve içmek, saatlerce muhabbet etmek, şart degil çoğu zaman..
Kalbin konuşur....
Sayende İnstagrami sevdiğim, tanıdığıma çok sevindiğim, Sevgili mutfak dili`m ...
Hep mutlu kal, hep gülümse
 Çünkü senin halet-i ruhiyen hepimizi etkiliyor ona göre! :) yazan kartı okuyunca damladı göz iki damla yaş..

Ne yaptım böyle güzel arkadaşı kazanmak için.. Ne ..
Hediyeleri açtıkça yüzümdeki mutluluğu birisi çeksin isterdim o anda.. 
Çok güzel hediyelerdi.. Gelincik ayrıntısını bile unutmamıştı  tatlı Müberra..
Pembeli kagıta sarılı bu güzel hediyeler için burdan bir daha teşekkür ederim canim.. 
Rabbim hep yüzünü güldürsün, gönüller feth ettirsin sana.. Sevdirsin herkese seni...


Kalp kalbe karşı olsa gerek.. O günün akşam misafirine Müberran`in geçen gün yayınladıgı Çemenli Sarma böreğini yapacaktım..
Anne tarifi demişti Müberra`cım.. Eli öpülesi annenin o harika tarif şimdi benim blogda..
Börek mi desem buna yoksa lokum mu desem bilmiyorum.. Hamuru ciğden yiyesim geliyordu yaparken..
Kolay ve yapması zevkli tarif işte burada..



Çemenli Sarma Börek..

Hamur için Malzemeler:

  • 1 su bardağı ılık süt ( krema da kullanabilirsiniz)
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 su bardagı sıvı yağ
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 3 tatlı kaşığı şeker
  • 1 yemek kaşığı dolusu kuru maya
  • Alabildiği kadar un ( yaklaşık 4-4.5 su bardagı) 


İçine sürmek için:

  • 4 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı acı biber salçası
  • 1 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı kuru nane
  • 1 yemek kaşığı kuru reyhan
  • yarım su bardagı çekilmiş ceviz..
  • 4-5 yemek kaşığı sıvı yag
  • 1 su bardağından 2 yemek kaşığı eksik su..
  •  ( çemen tozu varsa onu da ekleyebilirsiniz nane reyhan yerine)

Üzeri için: 

  • 1 adet yumurta
  • çörek otu veya susam..

Hazırlanması:

  • Hamur için gerekli malzemelerin önce sıvılarını ekleyelim derin yoğurma kabına sonra tuzu, şekeri, mayayı ekleyip karıştırıyoruz. Unu azar azar ekleyerek ele yapışmayan yumuşak hamur yoğuruyoruz. ( ben hamur yoğurma makinesinde en az 30 dakika yoğurtturdum)
  • Hamurun üzerine poşet örtüp iki katına çıkacak kadar mayalanması için dinlendiriyoruz..
  • O arada içine sürmek için çemeni hazırlıyoruz.. Salçaları derin bir karıştırma kabına koyuyoruz, sıvı yağı, suyu ekleyip karıştırıyoruz.  hafif koyu karışım elde ediyoruz. Koyu olursa biraz daha su ekleyebilirsiniz. Sonra naneyi, reyhanı, ( istediginiz diger baharatları da ekleyebilirsiniz) çekilmiş cevizi, rendelenmiş sarımsağı, tuzu ekleyip karıştırıyoruz. Çemen tozu varsa onu ekleyebilirsiniz..
  • Kabaran hamuru en az 2-3 parçaya ayırıyoruz..Bir parçayı alıyoruz hafif yag sürülmüş tezgahta elimizle bastırarak acıyoruz. Üzerine çemen karışımından sürüp rulo şeklinde sarıyoruz. Üzerine yumurta sürüp,çörek otu veya susam serpip bir az daha kabarması için bekletiyoruz. Diger hamurlara da aynı işlemi uyguluyoruz.
  • Daha sonra 200 derecede ( 370 F) üzeri kızarıncaya dek pişiriyoruz.
  • Piştikten sonra biraz soğumasını bekleyip iki parmak genişliğinde kesip servis yapıyoruz.
  • Afiyet olsun.. 


Ben farklı bir şekilde de denedim bu tarifi.. Rulo sardıktan sonra iki parmak genişliğinde kesip yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizdim üzerine yumurta sarısı sürüp 200 derecede ( 385F ) pişirdim.. Böyle de deneyebilirsiniz.. 


19 Eylül 2013

Haşhaşlı Çörek




Haşhaş ezmesi deyince akıllara Afyon yöresi geliyor ve haşhaşlı lezzetler de hep Afyon yöresine ait sanki... O zaman Afyon`lular ağızlarının lezzetini biliyorlar diyeyim..
Haşhaşlı börekler çörekler harika lezzetler.. Afyonlu değilim ama bayılıyorum haşhaşlı çöreklere,böreklere...
Haşhaşı çocukluğumdan biliyorum. Daha doğrusu haşhaş bitkisini biliyorum..
Çocukken anneannem evimizin arka bahçesine ekerdi bu haşhaşı.. Okuyunca aaa haşhaş narkotik bitki neden ekiyordunuz diyeceksiniz:))
Doğru narkotik bitki ama anneannem ekmeklerin üzerine sürmek  için çok küçük bir arazide belki de 2 kilo kadar tohum verecek kadar ekerdi bu haşhaşı.. Bundan zaten narkotik madde yapmak için gereken baya işlemler vardı ve bu işlemler için teknoloji vardı ki bunu hiç birini anneannem bilmezdi:))
Alışkanlık hale gelmişti ve her mevsim ekerlerdi.. Tohumunu toplayıp bir bez torbaya koyar asarlardı mutfaktan. Ekmek yapıp üzerine yumurta sürüp bu tohumdan serperlerdi üzerine.. Lezzetli olurdu tohumlar nar gibi kızarınca çıtır çıtır..


Gel gör ki ben bu tohumları avuç avuç yemeye bayılırdım.. Arka bahçeye gizlice girer ve haşhaşı koparırdım dalından, şöyle çıngırak gibi sallardım, içinden çıkan ses o kadar hoşuma giderdi ki ..:))
Sonra da başını koparıp haşhaşın o minik kutusunu olduğu gibi boşaltırdım ağzıma:))
Bir , iki, üç derken başım döner midem bulanırdı.. Hatta bir keresinde o kadar çok yemişim ki gün boyu sürekli uyumuşum.. :)) Meğerse fazlası zararmış ve uyku getiriyormuş.
 Anneannem, teyzemler benim haşhaş tohumlarını aşırdığımı bilip öğrenince bana baya kızmışlardı, suç üstü yakalayınca da dayağı eksik etmemişlerdi :)) Ekmeklerime kalmadı diye sitem ederdi anneannem..
Zaten belli bir süre sonra bu bitkinin ekilmesi ülke genelinde yasak edildi , bahçesinde çok miktarda ekmiş olanlar olursa tutukluyorlardı, az olursa ceza veriyorlardı.. Ondan sonra bir daha bizim bahçede haşhaş ekilmedi.. Ve ben bir daha o lezzeti tadamadım.:(


Taki sevdiğim Saadet ablanın yaptığı haşhaşlı lavaşlara kadar. Daha önce yazmıştım bu hikayeyi okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz HAŞHAŞLI GÖZLEME ve DİYET..
Haşhaşlı lezzetin hepsini severim,, Özellikle de bu lezzeti severim.. Yapması kolay bu kahvaltılık ve 5 çayının şahı diyeceğim lezzeti geçen gün yaptığım Tahinli Çörek tarifinin hamuru ile denedim..
Haşhaş buluyorsanız bu lezzeti deneyin..
Hatta haşhaş yağı buluyorsanız cildinize sürün cildin nemini korur,  genç görünmesine yardımcı oluyor :))




Not:
  • Kullanacağımız tepsi kesinlikle kenarı yüksek olmalı.. Hamurun sıkça dizilmesi için gerekli ve tabi ki kabarıp taşmaması için.. 
  • Kullandığınız borcamı ( tepsiyi) orta boy secin. Yoksa büyük borcam ( büyük tepsi) da olur veya iki küçük ayrı ayrı tepsilerde yapabilirsiniz..
  • Fırını önceden ısıtmaya gerek yok. Fırına koyun çalıştırın fırını. Fırın ısınıncaya kadar hamur da yavaş yavaş bir daha kabarmış olur.. 

Malzemeler:

  • 3 çay bardağı ılık süt
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • 80 gr tereyağı ( oda sıcaklığında iyice yumuşamış. Yaklaşık iki dolu yemek kaşığı 80 gr oluyor) 
  • 1 çorba kaşığı kuru maya
  • 1 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • Aldığı kadar un ( yaklaşık 3 su bardağı)
Arasına :

  • Haşhaş ezmesi ( yaklaşık bir su bardağı kadar)
  • Sıvı yağ ( yaklaşık yarım su bardağından biraz fazla)
  • 1yemek kaşığı şeker 


Hazırlanması: 
  • Derin bir hamur yoğurma kabına un, şeker, tuz ve mayayı koyup karıştırıyoruz.
  • Karışımın ortasını havuz gibi açıp tereyağını, sıvı yağı, sütü ilave edip, ele yapışmayan hamur yoğuruyoruz. 
  • Hamuru 1 saat dinlendiriyoruz.
  • Haşhaş ezmesine sıvı yağ ve şekeri ilave edip karıştırıyoruz. 
  • Kabaran hamuru 3 eşit parçaya bölüyoruz .
  • Hafif yağ sürülmüş tezgahın üzerinde elimizi hafif yağlayarak bastıra bastıra açabildiğimiz kadar açıyoruz. 
  • Açtığımız hamurun her tarafına haşhaşlı karışımdan sürüyoruz, rulo gibi sarıyoruz. 
  • Ruloyu da ileri geri bastırarak uzatıyoruz. Rulonun dışına da  haşhaşlı karışımdan sürüp iki parmak genişliğinde kesiyoruz. Rulonun iki  kenar kısımı biraz ince olabilir. onları da 3 parmak genişliğinde kesin.
  • Kestiğimiz kısımlar üste gelecek şekilde ( dik şekilde) yağlanmış kenarı yüksek bir tepsiye( borcama) sıkı bir şekilde diziyoruz. 
  • Geri kalan iki hamura da bu işlemi uyguluyoruz, en son kalan haşhaşlı karışımı da ekmeklerin üzerine yumurta sürer gibi sürüp 180 derece ( 350 F) üzeri nar gibi kızarıncaya kadar pişiriyoruz.. 
  • Afiyet olsun.. 

25 Ağustos 2013

Tahinli Cörek



Bu lezzetle bu sene tanıştım. Bursa`nın Uzun çarşısında alışverişin arasına sıkışan öğlen yemeyinde..
Hani bildiğimden, özlediğimden değilde görüntüsüne aşık oldum.
Çok acıkmış olmalıydım ki nar gibi kızarmış bu lezzeti bir an önce alıp tatmak istedim..
Ve yediğim zaman kendime şunu sordum " Sen bu lezzeti daha önceden yedin mi, biliyor musun?" Cevabım kendime kocaman " Hayırdı" :((
1993 yılında tanıştım türk yemeklerile. Bu o demek oluyor ki 20 yıldır türk yemeyi yiyorum ve bu lezzeti hiç yemedim diyebilirim.
 Hafızamı kontrol ediyorum evet  bunamadım. Hatırlıyorum, küçükken bahçeli evimizin küçük kulübesindeki sobayı yakmak için uğraşmıştım ve yakamayıp odaya dolan kaz sıkışması sebebile büyük bir patlama oluşmuş, arkadaşlarım, küçük kız kardeşim ve ben fena şekilde yanmıştık..
Kocaman uzun kirpiklerim yanmıştı ve ondan sonra bir daha uzamadı o kirpikler :((



Evet, çok küçük yaşta geçirdiğim bu kazayı hatırlıyorsam demek ki hafızam iyi.. Biliyorum ve hatırlıyorum daha önce tatmadım ben bu lezzeti..
Sabah kahvaltıda  da yedim süper lezzetliydi. Eve gideyim bunu kesin yapmam lazım demiştim..
İşte o gün geçen haftanın cumartesi günüydü.  10 kişilik öğretmen grubu için ilk defa denedim ve gayet güzel oy aldı tahinli çörek..
Tarifi google`den araştırdım, baya bir tarif var tabi ki. Kimse benim gibi geç kalmamış bu lezzeti tanımakta. Resimleri inceledim ve tıpa tıp aynı Bursa`da gördüğüm can alıcı görüntüye orguhobi.com adresinde buldum..
Örgü hobi tahinli çörek diye aratıp tarifi bulabilirsiniz.
Tarif harika bir tarif. Asıl olan bu lezzetin hamuru.. Çok yumuşak bir hamur ve bu hamurdan sadece tahinli çörek değil bir çok lezzetler yapılabilir. Tarifi tuttum ve inşallah aklımda olan tarifleri de aynı hamurla denemek istiyorum..



NOT: 
  • Hamuru ekmek makinesinin hamur yoğurma programında da yapabilirsiniz.
  • Çok şekerli seviyorsanız tahine bir bardağa ilave olarak 1-2 kaşık daha şeker ekleyebilirsiniz.
  • Tarifte 75 gr tereyağı yazıyordu ben düz hesap olsun diye 80 gr yazdım. 

Malzemeler:

  • 3 çay bardağı ılık süt
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • 80 gr tereyağı ( oda sıcaklığında iyice yumuşamış. Yaklaşık iki dolu yemek kaşığı 80 gr oluyor) 
  • 1 çorba kaşığı kuru maya
  • 1 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • Aldığı kadar un ( yaklaşık 3 su bardağı)

İçi için : 

1 su bardağı tahin
1 su bardağı şeker

Üzerine : 

1 yumurta sarısı
Çekilmiş ceviz ve susam



Hazırlanması: 

  • Derin bir hamur yoğurma kabına un, şeker, tuz ve mayayı koyup karıştırıyoruz.
  • Karışımın ortasını havuz gibi açıp tereyağını, sıvı yağı, sütü ilave edip, ele yapışmayan hamur yoğuruyoruz. 
  • Hamuru 1 saat dinlendiriyoruz.
  • Tahinle şekeri karıştırıyoruz. 
  • Kabaran hamuru 12 tane eşit parçaya ayırıyoruz ve tezgahın üzerinde elimizle 2-3 mm kalınlıkta açıyoruz. 
  • Tahinli karışımdan sürüp rulo şeklinde sarıyoruz ( resimde olduğu gibi ) 
  • Ayırdığımız tüm 12 parça bezeye aynı işlemi uyguluyoruz ve 30 dakika dinlendiriyoruz.
  • Biraz daha kabaran ruloları tek tek alıyoruz ve yuvarlayarak incecik uzun şerit yapıyoruz. 
  • Daha sonra bir ucundan gül gibi sarmaya başlıyoruz, bitince ucunu alta katlıyoruz. 

  • Yağlanmış tepsiye diziyoruz.
  • Çekilmiş ceviz ve susamı karıştırıyoruz.
  • Tepsiye dizdiğimiz çöreklerin üzerine önce yumurta sarısı sürüyoruz sonra cevizli susamlı karışımdan serpiyoruz.
  • 180 derece ( 350F ) önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.  
  • Fırından çıkarınca üzerini mutfak havlusu ile örtüyoruz.
Afiyet olsun !!


13 Ağustos 2013

Ramazan Pidesi



Ramazan bitmiş geriye yıllarca anlatılacak hatırası kalmıştır hepimizde..
Her senin ramazanı daha bir güzel daha bir farklı sanki..
Özellikle gurbet Ramazanı bir ayrı güzel...

Senin kültüründen olmayan birileri ile Ramazan sofrasını paylaşmak, sevdiğin arkadaşlarınla iftar yapıp gece yarılarına kadar muhabbet etmek, özlediğin lezzetleri kendin evde yapma çabası tadına doyulmaz güzelliklerdendir..

Bu güzelliklerden birini bu gün paylaşmak istiyorum.. Özlediğin lezzetleri kendin yapma çabası..
Nelerdir bunlar bir gurbetçiye göre..  Aslında bir türkün, bir azerbaycanlının özledikleri diye ayırmak istemem ama bir çok lezzetler aynı olsa da bir çoğu farklıdır maalesef ve ayırmak zorunda kalıyorsun..

Azerbaycanlı olarak  en özlediğim lezzetler bunlardır : Tandır ekmeği, Bozbaş yemeği, Piti yemeği, Lüle kebap, Tike kebap, Levengi, Kükü, Azerbaycan pilavı, Kete, Feseli, Seki baklavası, Dovga çorbası, Düşbere çorbası ve, ve  diye çok yazılır bunlar..Ve ne yalan söyleyeyim bunlardan bir çoğunu yapamıyorum bile evde..

Türk yemeklerinden özlediklerim nelerdi peki :  Mantı, İskender, Pide, Beyti, Lahmacun, Baklava, Simit, ve sair... Ve bunların bir çoğunu evde yapabiliyorum çok şükür.. Hemen hemen hepsini :))
Türk mutfağını iyice benimsediğim buradan anlaşılabilir..

Ramazan ayımız elhamdülillah çok dolu dolu geçti.. Akşama ne yapsam acaba diye son anda karar vermiş olsam da şükür hepsini zamanında yetiştirdim..



Menüm bazen aynı bazen değişikti..  Bu Ramazanın hemen hemen bir çok iftar sofrasına Pide yapmaya çalıştım.. Dedim ya özlenen yemekleri yapmak daha bir ayrı zevk oluyor.. Gelen misafirlerin çoğu türk olduğu için emindim ki onlar Pide çok seviyor ve özlüyorlar..

Hazır tarifi de tutturmuşken devam ettik Ramazan sonuna kadar Pide yapmaya. Sevilmedi mi?
Sevilmek ne demek çok sevildi.. Övgüler, teşekkürler Pidenin tarifi bloga yazmaya yetti..
O yüzden öğlenin saat 3 de buradayım..

Tarifi İnstaram`dan gecen sene tatlı arkadaşım Rukiye`nin sayesinde tanımıştım.. Tarif  Youtube. com da Mütevazi lezzetler Ramazan pidesi ismiyle geçiyor..Tarif kolay ve lezzetli..
Yalnız yaparken kendi mutfağındaki kullandığın tepsi, bardak, fırın sıcaklığı ve evde olan malzemelerle biraz değişiklik yapmak kaçınılmaz şart oluyor..



İsterseniz Youtube dan bakın tarife deneyin.. Bende benim deneyip yaptığım değişiklikle size tarifi aktarayım...

Not:

  • Bu malzeme ölçüsü Türkiye`de davul fırın, Azerbaycan`da Kumtel marka fırınların yuvarlak tepsisi için çok fazla geliyor.  
  • Bu yüzden su bardağı ile ölçtüğümüz malzemeyi bardağın basından iki yemek kasığı eksik kullansanız daha iyi olur.
  • Amerika`da yasayan arkadaşlar için de aynı kural geçerli. Eğer varsa kenarı acık, deliksiz pizza tepsileri onu kullansınlar  daha iyi olur.
  • Hamur için ben kuru maya kullandım. Tabi yaş maya kullanan varsa küçük bir paketin yarısı yeterli olur bunun için. Çok fazla kabarması gerekmez pidenin..
  • Yas maya yoksa bir paket çabuk maya denilen maya da kullanabilirler..
  • Hamuru hamur yoğurma makinesinde yapıyorsanız eğer önce sıvı malzemeleri koyun sonra mayayı, tuzu, sekeri koyun, unu ekleyin biraz elimizle malzemenin birbirine karışmasını sağlayın. Sonra makinede hamur yoğurma programında yoğurmaya bırakın. İşlem bitince tepside nasıl pişirilir onlar hepsi aşağıda yazılı... 


 Malzemeler:

  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 su bardağı ılık süt
  • yarım çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yumurta akı ( sarısı üzerine sürmek için ayrılır)
  • 1 tatlı kaşığı kuru maya
  • 2 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Alabildiği kadar yaklaşık 3 su bardağından biraz fazla un..

Hazırlanması :

  • Su, Süt, sıvı yağ ve yumurta akını derin bir yoğurma kabına koyuyoruz. (hamur makinesinde yapmak isteyenler içinde bu geçerli. Önce sıvıları koyuyoruz sonra maya, tuz, şekeri ve en son unu.)
  • Sonra mayayı, tuzu, şekeri, ekiyoruz.
  • Unu azar azar ekleyerek yoğuruyoruz.
  • Hamur çok hafif ele yapışır kıvamda olursa iyi olur..
  • Hamuru yoğurduktan sonra yoğurduğumuz kabın kendi kapağı varsa onu kapatıyoruz yoksa eğer üzerine temiz poşet geçiriyoruz ve yarım saat kabarması için bekletiyoruz ( market poşetlerinden olabilir bu poşet ( ben böyle iyi sonuç alıyorum )
  • Yarım saat sonra kabaran hamuru elimizi yağlayarak bir daha hafif yoğurur gibi yapıyoruz hava kabarcıkları çıksın diye..
  • Sonra tepsiyi yağlıyoruz ve hamuru parmak uçları ile bastırarak tepsinin büyüklüğünde açıyoruz.
  • Daha sonra bunu 30 dakika daha bekletiyoruz iyice kabarsın diye..
  • Tepside kabaran hamura parmak uçları ile şekil veriyoruz.
  • Hamurun kenarından 2 santim kadar içeriye doğru  parmak uçlarıyla  bastırarak daire şekli veriyoruz. 
  • Dairenin ortasını da yine parmak uçlarımızla  pitikare seklinde yapıyoruz.
  • Uzerine yumurta sarısı sürüp, çörek otu serpiyoruz..
  • 200 derecede ( 390 F ) üzeri hafif kızarıncaya kadar pişiriyoruz.

Afiyet olsun.. !!!



23 Mayıs 2013

Kıymalı Minik Pideler..




Minik minnacık pideler..
Sabah kahvaltısında, 5 çayında, yolculukta, piknikte afiyetle yenir..
Tam da yaz geldi acaba piknik için ne yapsam diyorsanız bu da tarif..
Tarifin ana malzemesi güzel arkadaşım Nurda`nın yani Arife Tarif Gerek blogundan aldım..
Uzun pidenin küçültülmüş şeklini de işin pratik kısmına kaçışta öğrendik.
Ben hamurla uğraşmak istemiyorum derseniz bunun için fırından alınmış hamur kullanabilirsiniz..
Amerika`da yaşayan arkadaşlara kolaylık olsun diye de Dinner Rollar`ı tavsiye ederim. Hem boyut olarak aynı oluyor hemde çok daha pratik..
Tek Amerika için değil Avrupa`da da sanırım hayatı pratik hale getiren böyle hazır dondurulmuş mayalı hamurlar  var.. Ayni işlem onlar için de geçerli.. Yani kurtuluş yok bu tarif yapılacak :))
Güzel ama ne edeyim yapın afiyetle tüketin istiyorum..



Tariften önce not geçeyim..

Not:
  1.  Hamuru ekmek makinesinde yoğurursanız daha kıvamlı olur. ( yoksa makine de dert etmeyin elde de oluyor )
  2.  Üzerine konulan etli harcın içine katılacak olan soğan blendırdan geçmesi gerek çok ince olmalı sonra ete ilave edip bir gün önceden buzdolabında bekletilmeli,ertesi gün geri kalan malzemeler eklenip yoğruluyor. Bu da etlerin pidenin üzerinde sabit kalması için önemliymiş
  3. Yalnız bunu yapacak zamanınız yoksa sabah erkenden tüm harcı hazırlayıp 2-3 saat bekledikten sonra yapabilirsiniz.
  4. Domatesler blendırda veya rendede çekilmeli.
  5. Biberler, maydanozlar ince doğranmalı..  
  6. Pideyi tepside veya fırın ızgarasını alüminyum folyo ile  kaplayıp üzerine dizerek yüksek ateşte pişirebilirsiniz. Yalnız ızgarayı alüminyum folyo ile kapladıktan sonra bir kaç yerinden bıçağın ucuyla delikler açın. Fırında alttan gelen sıcaklık çıkacak yeri olsun. Yoksa  pidelerin altı yanıyor ve fırının kapağını açınca çok yüksek ateş çıkıyor. Isı dağılımı düzgün olmadığı için..
  7. Pideler piştikten sonra mutfak havlusuna sarılıp poşet torbaya konur ki yumuşak kalsın.



 Hamur için malzemeler:

  • 1.5 su bardağı ılık su
  • 4 su bardağı un ( az gelirse biraz daha ilave edin)
  • 1 tatlı kaşığı toz maya
  • 2 tatlı kaşığı toz şeker
  •  2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1,5 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yumurta ( sarısı üzerine beyazı da zayi olmasın diye içine ekledim ben)  
İç harçı için gerekli malzemeler :

  • Yarım kg kıyma
  • 1 büyük kuru soğan (veya 2 küçük soğan)
  • 2 orta boy domates
  • Maydanoz
  • 2 adet sivri biber
  • 1 yemek kaşıdı domates salçası  
  • 1yemek kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı biber ( biber salçası çok acıysa ve acı sevmiyorsanız eklemeyin)
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
  • 1 tatlı kaşığı tuz

Hazırlanması :

Hamur için gerekli malzemeyi ekmek yoğurma kabına alıyoruz. İlk önce sıvıları, mayayı, 1 yumurta beyazı ( sarısı üzerine sürmek için ayrılır) sonra unu ekleyip makinenin yoğurma programında yoğuruyoruz.
Tarifte bir gece önceden yapıp içinde bekletin yazıyor ama ben bekletmedim.. Program bitince hamuru aldım elimle hafif rulo yaptım hepsini aynı ölcüde küçük parçalar şeklinde kestim. İki parmak kalınlığında da kesseniz  olur..
Makine yoksa endişe etmeyin hamuru elde yoğurun yarım saat bekletin sonra aynı işlemi uygulayın.
Küçük parçaları alıp yuvarlıyoruz, sonra çok hafif un serpilmiş tezgahın üzerinde oklavayla uzunlamasına açıyoruz. Çok açmayın, biraz açtıktan sonra geri kalan kısmı elinizle yapın bastırarak uzunlamasına şekil veriyoruz.


Sonra iç harçtan bolca koyup kenarını kıvırıyoruz ve üzerinden bastırıyoruz ( pide de olduğu gibi :)) kenarlarından üç kısmını da birleştiriyoruz. Dikkat edin etli kısmı hafif dışarıda kalacak gözükecek şekilde kıvırın kenarını. ( resimlerde olduğu gibi) .
Üzerine yumurta sarısı sürüp 200 C de ( 390 F) üzerini kızarana kadar pişiriyoruz.
Fırından çıkan pidelerin üzerine elimiz ıslatarak su serpiyoruz. Yumuşak olması için güzel oluyor bu işlem. Biraz bekledikten sonra mutfak havlusuna sarıp poşette muhafaza ediyoruz.



Dinner Rollardan yapmak için :

İç harç aynı olarak kalıyor. Değişiklik yok..
Dinner Rolları buzluktan çıkarıp tepsiye diziyoruz. Yaklaşık 2 saat kadar oda sıcaklığında bekletiyoruz. Hamurun buzu çözülüp hafi kabarınca ( çok kabarmasın iyi olmuyor ) alıp tek tek çok az un serpilmiş tezgahta açıyoruz uzunlamasına.
İç harçtan bolca koyuyoruz kanarını kıvırıp hafif batırıyoruz.  Bu işlemi yaparken etli harç gözükecek şekilde yapıyoruz. Uç kısımlarını da birleştiriyoruz.
Yumurta sürüp 250 C derecede ( ( 482 F ediyor ama siz 400 F yapı yeter.. ) üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
Fırından çıkan pidelerin üzerine elimiz ıslatarak su serpiyoruz. Yumuşak olması için güzel oluyor bu işlem. Biraz bekledikten sonra mutfak havlusuna sarıp poşette muhafaza ediyoruz.

Afiyet olsun!!!




31 Mart 2013

Tavada Pizza



 Kahvaltıda, 5 çayında, aksam, gece hiç önemli değil börekleri, çörekleri, kekleri götürüyoruz mideye.
Sonra da neden kilo alıyoruz.. Nasıl vereceğiz bu kiloları derdine düşüyoruz. Diyetler, yeşil çaylar daha neler neler..
İsi bastan sağlama alsak iyi olur da yapmıyoruz..
Seviyoruz ama misafiri harika kahvaltı sofralarını gece muhabbetini..  Olsun ya ben seviyorum hamur islerini..
Çok kolay kilo alan biri değilim, onun rahatlığımı var ne bilmiyorum ama seviyorum hamur işini..


Hele böyle lezzete asla hayır demem..
Ekmek tarifi peşinden pizza tarifi hamur isini sevdiğimin göstergesidir:)
Tarifi yine bizim tatlı arkadaşımız Kuaybe`den aldım. Arkadaşın fırını bir kaç aydır bozuk. Buda böyle güzel tariflerin ortaya çıkmasına vesile oldu..
Belki de bu lezzet hiç akla gelmezdi.. Her tarifin ortaya çıkma sebebi var ya bu tarifin de ortaya çıkma sebebi fırının bozulması :)
Tarif hem kolay hem lezzetli hemde görüntüsü muhteşem.. 
3 harikalık bir aradaysa gelsin o zaman tarif ki hepimiz bir pazar kahvaltısı için yapalım.. :)
Ben oyle yaptım cunku. Martın son gunu Amerikanın Easter bayramı her yerin kapalı oldugu bir günde, pazar kahvaltısında çocukları mutlu etme adına ozenli bir sofra kurdum ve boyle guzel lezzeti yaptım. Masamızda   eksik olan tabak  tatil gunu olmasına bakmayarak işe giden esimin tabagı :( Her pazar oldugu gibi ...
Ama her kahvaltı soframızın dizi keyfi eksik degil.. Arka fonda 80`ler dizisinin 38. bolumu ..



Malzemeler

  • 1/2 bardak ılık su
  • 1 tatlı kaşığı kuru maya
  • 2 tatlı kaşığı şeker
  • 1 cay kaşığı tuz
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • Aldığı kadar un


Üzerine :

  • Rendelenmiş kaşar
  • bir yemek kaşığı domates salçası ( salça yerine ketçapta olur)
  • Nane veya kekik
  • Kırımzı pul biber..




Hazırlanması :

  • Tüm malzemeleri karıştırıp çok sert olmayan hamur yoğuruyoruz.
  • Hiç bekletmeden çok ince bir kat çeklinde kenarı hafif yüksek tavaya yayıyoruz. 
  • Uzerine biraz sulandırılmış salça ve ya ketçap sürüyoruz.
  • Sonra kaşar rendesi serpiyoruz bolca..
  • Üzerine isteğe göre nane veya kekik serpiyoruz
  • Sonra tavanın kapağını kapatıp bekletiyoruz.
  • Hamur biraz kabarıyor yaklaşık yarım saat.
  • Sonra ocakta kısık ateşte sürekli çevire çevire pişiriyoruz.
  • Hamurun altını kontrol enin rengi hafif dönmüşse olmuş demektir..
  • Ocaktan alıyoruz, pizza hazırdır..
  • Afiyetle bir pazar kahvaltısında yiyoruz..




3 Mayıs 2012

HAŞHAŞLI GÖZLEME ve DİYET



İçimdeki sesin adı sen,
İçimdeki sessizliğin adı sen,

İçimdeki sesi dinliyorum,

İçimden bir ses diyor ki..

Aşıkların dilinden, huzur bulduğu ortamdan etkilenenler ya da sinirlenip doya sıya saymak  isteyenler kullanır bu sözleri..Duyunca, hadi canim insanın içinden ses mi gelir derdim..
Geliyormuş ya hemde çok fena şekilde..
Yok, ben aşık olmadım ( gerçi aşkı seviyorum ama bizden geçti diyormuşum..)).. Ama aşk tesadüfleri degil tevafukları seviyor diyorum)..
Ne huzurlu bir ortamda gecenin karanlığında gökyüzündeki yıldızları seyredip içimden gelen sesi dinliyorum..
Ne de çok sinirlenmedim, ( gerçi sayacaklarım çok da) içimden saymak gelmiyor..
Ama içimde bir ses var..
O sesin adı DİYETttttt....
O sesin adı bir rahatlık... O sesin adı "hadi göreyim seni",.
O sesin adı, sesi,sözü  " Yapabilir misin acaba?"  dır...

Evet, tam 10 günü arkada bıraktım.. Hayvansal tüm yiyeceklere belirsiz bir sure son verdim.. Ama tüm yiyeceklere..
Uçan, kaçan, yüzen, sürünen, möleyen, meleyen, gıt-gıdaklayan tüm hayvanların etine, sütüne, ürününe son verdim.. Yapabileceğim yere kadar.. Manevi dilde bunun bir adı var ama ben o kadarını yapıyor muyum bilmiyorum. Benimki acizane kapı aralığından bakmak denir.
Umut ediyorum bu bir vesile olur. İçimdeki kini, nefreti, kıskançlığı, hüznü, kötü niyeti alır götürür.. ( ay o kadar da kin nefret dolu değilim ya... bir az varsa dedim..) Yoksa iyi kalpliyimdir, neyim varsa yüzümde arkadan iş çevirmem, kıskanmam, sadece imrenirim.. hüznü gönlümde yaşarım, kimseye bildirmem. Gülerim, her daim düşman beni düğünde görsün derim.. Kötü niyetim yok, sadece kötülere sınır koyarım tatlı kötülükle..))


Kısacası bu aralar diyet yapıyorum ve içimden sesler geliyor..
Dinlerken bazen aferin, hadi bakalım, teşekkürler, bazen de yapma, boş ver, uzun sürmez, emin misin gibi seslerde duyuyorum.. Şimdilik  ilk seslerle gayet iyi anlaşıyorum..
İlk önce yapabilir miyim acaba demiştim. Ne yer, ne içerim demiştim.. Şimdi yemek listesinde sıra yapmak zorunda kaldım.. Bu gün hangisini yapsam oldu resmen..
Şöyle liste yapacak olursam:

Sabah kahvaltısı:
  • Ekmek ( kendiniz yapın sakın almayın)
  • patates kızartması
  • domates, salatalık,
  • haşhaşlı gözleme
  • reçel.. Bunların hepsi bir günde de olabilir, ayrı ayrı güne de bölüne bilir..

Öğlen yemeyi olabilir :


Akşam menüsü

  •  öğlen yemeğinden arta kalanlar ve bolca meyve..
Canın Tatlı çektiyse Kabak tatlısı, kurabiye çektiyse Malatya usulü sıvı yağlı kurabiye ve hurma..
Yani anlayacagınız aç kalmıyoruz.. Sadece sevdiğimiz tatları yemiyoruz o kadar..



Lafı çok fazla dolamıyorum sözü sabah kahvaltısında, aynı zamanda çayın yanına yenile bilecek harika bir tada getiriyorum.. Haşhaşlı gözlemeye.. Diğer adı ile desek Haşhaşlı katmere..

Haşhaşlı her tadı seviyorum.. Ama bu gözlemeyi özelikle seviyorum.
Çünkü bu haşhaşlı bana eski yıllarımın en sevilen hatırasını, en sevilen arkadaşın bana yaptığı iyiliğini hatırlatır..
Oğluma hamile olduğum zaman ilk 5 ay  ne sabah, ne de akşam yani tüm günü hiç bir şey yiyemiyordum.. Sadece birisi yapacak  beni davet edecek yiyeceğim, ya da yapıp dışarıda yiyeceğiz . Ev kokuyordu, her şey kokuyordu bana göre...
Bu zor zamanımda yanımda gönül dostlarım vardı. Ailemde vardı ama gönül dostunun yeri başkaydı..
Çekinmediğim, evine gidip rahatça dolabını açabileceğim, istediğim gibi hareket edeceğim, döküntüsünü, sabah karmaşasını beraber toplayıp, bulaşıkları beraber yıkayıp sonra da beraber kahvaltı sofrası, öğlen sofrası hazırlayıp dolu dolu muhabbet ettiğim ablalarım, gönül dostlarım vardı.. Saadet abla, Lale abla, Berrin abla, Zehra abla, Emine Abla, Feyza abla, Leyla, Meryem, Hatice, Sümeyra, Fatma, Dilara, ve bunlarca bir çok insan...  1990 ların  fedakar, gönlü geniş insanları..
Hepsinin  üzerimde hakkı vardır ki hiç birini unutamam..Hepsinin sofrasında en güzel tatları yemişimdir..
 Yalnız Haşhaşlı benim en açlık ve de en hassas dönemimde olduğu için onu diğerlerinden ayırdım..

Nerede kalmıştım? Hatırladım, hamileyim evde yemek yiyemiyorum.. Günlerden bir sabah Saadet abla aradı beni..
 "Ne yapıyorsun?" dedi..
"Ne olsun iyiyim aç aç uyuyorum" dedim..
"Canım kıyamam hadi gel kahvaltı yapalım " dedi.. ( Benim için hamilelik demek ilk 1 aydan kilo vermek ve de hiç bir şey yememek, kokular aşırı tepki olunca mecburen her kes maalesef öğreniyordu hamile olduğumu.)
Ne yalan söyleyeyim hiç itiraz etmedim hemen dedi ve giyindim gittim sabahın saat 9: 30 da..
O kahvaltının benim için özel yeri vardı. Ben çok açtım ve önümde harika bir lezzet vardı Haşhaşlı..
Ne zaman açıksam o haşhaşlı gelir aklıma.  1998 yılının dolu dolu muhabbetli kahvaltı sofrasının en güzel lezzeti..
Saadet ablanın yaptığı o tadı vermez ama, yıllar sonra bu gün o günü hatırladım.
Yok hamile değildim, sadece canım sabah kahvaltısına hayvansal karışımı olmayan bir şeyler yapmak istedi ve de tabi olarak midem de fena kazındığı için, o güzelim Haşhaşlıyı sabah kahvaltısı için yaptım..
Saadet ablanın eline sağlık diyorum ve haşhaşlıyı ona itfah ediyorum..
Teşekkür ederim ablacım ve tüm o yılların gönül dostları. İyi ki vardınız, iyi ki sizleri tanımışım..
Sizin gibiler şimdi zor bulunur.. Evime ve evine çat kapı gidilecek, dağınıklığa laf söylenmeyecek, dekoru  eleştirmeyecek, sofrandaki peynir ekmeyi bal niyetine yiyecek, dolu dolu sadece gönül muhabbeti edecek erler zor bulunuyor.. Hint kumaşına döndü o gönül dostları.. Bulana aşk olsun..
İçimden çok ses var çokkkk.. Çok dökülesim var çokkkk..

Geçiyorum tarife.. Saadet ablanın yaptığı haşhaşlı kolaydı, şöyle ki hazır yufka vardı Azerbaycan da.. Üzerine haşhaş sürüp, üst üste koyup tavada kızartılacak gibi.. Ama zaman o zaman değil ve ben o yufkadan bulamam burada..
O yüzden iş başa düştü ve pamuk eller oklavaya dedim.. Hamur yaptım çabucacık. Arasına haşhaş ezmesi sürdüm ve tavada arkalı önle kızarttım.. Bu kadar kolay..



Malzemeler:

  • 1 bardak un
  • Su
  • Sıvı yağ ( az)
  • tuz
  • haşhaş ezmesi..



Hazırlanması:

Un , su, sıvı yağ ve  tuz katılır ele yapışmayan hamur yapılır.
Hamur 5 dakika dinlenir.
Haşhaş sert olduğu için bir az sıvı yağ eklenip karıştırılır, krema kıvamına getirilir.
Sonra hamururdan unlanmış tezgahın üzerinde limon büyüklüğünde parçalar kesilir..
Hamurdan bir tane alıp oklavayla açılır, krema kıvamında olan haşhaştan sürülür, rulo yapılır sonra ruloyu yuvarlıyoruz.
Hamuru tekrar açıyoruz ve bir az sıvı yağ eklenmiş tavada her iki yüzünü pişiriyoruz..
Sıcak olarak sabah kahvaltısında peynirle afiyetli yiyoruz..

Afiyet olsun..

31 Ocak 2012

HAŞHAŞLI AÇMA



 İnan... İnan.. İnanmıyorum... Ay heyecanlandım... Bu gün Şubat ayının biri ve Şubat ayı bu sene 29 olacak. 4 sene ne de çabuk geçti. Oysa daha dün.... Yok, şimdi degil, yazamam daha dün ne olmuştu diye..
Şubatın 29`u günü ola,  gün o gün hayır ola inşallah.....
Sindire sindire açıklarım...

Sıra açmalarda. Bu tarifi sanırım 2 sene önce yapmıştım ve de resimler o günü ait.. San Antonio`nun hayvanat bahçesine gezi düzenlenmişti.. 4/27/2010....tarihinde..
Her geziye giderken kesinlikle akşamdan yiyecek bir şeyler hazırlarım.

Börek, poğaça, kurabiye ne yapabildiysem yaparım akşamdan.. Meyveler kesinlikle dilimlenmiş olur..  Hatta otobüste arkadaşlardan birine saklama kabında dilimlenmiş elma, portakal ikram edince " İnanmıyorum meyveleri de dilimlemişsin " demişti.. Bende " Burada bıçağı nereden alayım şimdi bunları kesip ikram etmek için. E hadi bulduk. kim uğraşır kes, ayıkla filan. Hazır işte ne güzel" diye açıklamıştım..
O gün de yapmıştım Haşhaşlı açma, dilimlenmiş meyveler ve sair....
Çayı ihmal etmem.. Uzun yolda çay içmezsem felaket baş ağrılarım olur.. Alışkanlık.. O gün ihmal etmiştim..
Gezilere bu kadar özenle hazırlanmamım sebebi var tabi ki: gezmeyi, yolculuğu, hatta uzunca bir yolu arabayla gitmeyi çok seviyorum. Arabada uyumayı, en güzel yerde duraklayıp piknik yapmayı çok seviyorum..
Deyişken balık burcu olduğum için bazen göcebe yaşamayı seviyorum, bazen de harika bir evim olsun, hemde  göl kenarında diyorum..
Lafı yine uzattım... Evet, nerede kalmıştık;  Ah o günler diye hatıramda daha dün gibi her dakikasını hatırladığım  San Antonio hayvanat bahçesine düzenlenen gezide ve bu gezi için akşamdan yapılan haşhaşlı açmada..  Ah o günler o günler..

Tarif kolay ve harika. Açmayı yerken haşhaş çıtır çıtır ses çıkarıyor ağızda ve bu lezzete tavşan kanı kızılı sıcak çay da ayrı lezzet katıyor...

Tarifin azericesine buradan  Evdardan bakabilirsiniz ( tık) 



Amerika`da yaşayan arkadaşlar bu açmayı Dinner Roollar`dan yapabilirler. Şöyle ki; Dinner roolları buzluktan çıkarın ve hepsini birlikte büyük bir kapın içine dökün. Hamur orada kabaracak ve küçük hamurlar birleşerek tüm hamur haline gelecek. Sonra kabaran hamura 4-5 yemek kaşığı haşhaş ve biraz tuz ilave ederek yeniden yoğurun ( hamur tuzsuz çünkü) ve bir daha kabarması için 1 saat bekletin. Sonra  istediğiniz şekili vererek,  üstüne de yumurta sarısı sürerek,  350 F derecede üstü kızarana kadar pişirin. 

 Aşağıdakı resimde Amerika`da satılan haşhaş ve fiyatı..)))




Malzemeler:

1 su bardağı ılık su
1su bardağı  ılık süt
1 çay bardağı sıvı yağ
2yemek kaşığı kuru maya
5 tatlı kaşığı şeker
1,5çay kaşığı tuz
4 yemek kaşığı haşhaş ( kuru tohum halinde olan resimde var az gelirse ekleyebilirsiniz)
2 adet yumurta ( birinin sarısını üstüne sürmek için ayırın)
4 su bardağı un+ gerekirse ilave edilir.



Hazırlanması:

Ilık suya 2yemek kaşığı mayayı ve şekeri ilave edip karıştırıyoruz.
Köpürüp taşana kadar bekliyoruz.
Sonra un ve bir yumurtanın sarısını ayırıyoruz. geri kalan malzemeyi karıştırıyoruz, unu yavaş yavaş ilave ederek hafif ele yapışan yumuşak hamur elde ediyoruz.
Hamurun üzerine poşet örterek ( poşet çabuk kabarmasını sağlıyor) 1saata kadar bekliyoruz.
Kabaran hamurdan limon büyüklüğünde parçalar koparıyoruz istediğiniz şekili veriyoruz. ( saç örgüsü, yuvarlak,  ya da resimde gördüğünüz gibi uzun oklava şekilinde yapın sonra sol elinizle tutup, sağ elinizle kendi etrafında çevirin, sonra iki ucunu birleştirin.) 
Üzerine yumurta sarısı sürüp, haşhaş serpiyoruz ve  200 C fırında üstü kızarana kadar pişiriyoruz..

Afiyet olsun!

10 Temmuz 2011

AY ÇÖREĞİ



 Malzeme listesi Oktay Ustaya ait. Hafif değişiklik yaptım.


Malzemeler;

150 gr  margarin oda sıcaklığında
2 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı ılık süt
1,5 yemek kaşığı kuru maya
 1/2 su bardağı ılık su
5 su bardağı un ( az gelirse ilave edilir)

İç Malzeme için;


2 su bardağı iri çekilmiş ceviz
1/2 su bardağı kuru üzüm
3 yemek kaşığı hindistan cevizi
1 çay kaşığı tarçın
1 yemek kaşığı süt
1 adet Ülker sade kekstra
Ve ya evde daha önceden yaptığımız kekten varsa bir dilim.

Yoksa da  merak etmeyin süt malzemelerin birbirine karışmasına yardımcı olacaktır.



  Hazırlanması;

   1.   1\2 ılık suya 1.5 yemek kaşığı kuru maya ve 2 şeker kaşığı şeker ilave edilip karıştırılır. Hamur yapılacak kaba yerleştirilir, üzerine kapak ve ya başka bir kap örtülerek kabarıp köpürünceye dek bekletilir.

2. Kabaran mayaya süt, 2 yumurtanın akı ( sarısı üzerine sürmek için ayrılır), toz şeker, oda sıcaklığında yumuşamış margarin ilave edilir, karıştırılır. Birbirine iyice karışan malzemeye un ilave edilir. Ele yapışmayan, kulak memesi  yumuşaklığında hamur yoğuruyoruz.
( daha acemi zamanlarımda kulak memesi yumuşaklığı denilince kendi kulağımda küpe takılan yeri elimle kontrol eder hamurla mukayese ederdim. Şimdi elhamdülillah artık kulak memesi yumuşaklığını biliyorum)  Yani hamura dokununca harika bir yumuşaklık hissedeceksiniz.


3. Hamurun kabarması için yaklaşık 30 dakika bekleyin. Bu hamuru çok beklemek gerekmez. Zaten kendiliğinden fırında da pişerken kabaracak.






4. Hamur kabarırken iç malzemeyi hazırlayalım.  Ceviz, kuru üzüm, hindistan cevizi, tarçın birlikte karıştırılır. Evde daha önceden yapılmış kek varsa ondan bir dilim ufalanır, yoksa Ülker sade kekstra bir adet ufalanır, yoksa yapacak bir şey yoktur malzemenin üzerine 1 yemek kaşığı süt (az gelirse bir kaşık daha) ilave edilir. Elle tüm malzeme birbirine iyice yedirilir. Kek bu malzemelerin iyice yapışması için iyi oluyor. . Olmasa da sağlık olsun.  Ben daha önceden yaptığım kek vardı onu ufaladım içine. Resimlerde vardır.

5. Kabaran hamurdan küçük parçalar alınır, tezgahın üzerinde resimde gördüğünüz gibi hafif enine elle açılır. Arasına karıştırdığımız malzemeden koyulur. Kenarlarından bükülür. Sonra kalemi yuvarlar gibi kendi etrafında yuvarlıyoruz. Katlanan yerin kaybolması ve pişerken açılmaması için. Sonra hafif ay şekli verilir.


6. Üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüyoruz. Önceden ısıtılmış 180-200 derecelik fırında ( Amerika da ve diger Avrupa ülkelerinde yaşayan, yani fırın ayarları F olan arkadaşlar 350 F de pişirebilirler.) üzeri kızarana kadar pişirilir.

 Afiyet olsun.!

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM