1 Haziran 2016

30 Günlük Ramazan Menüsü



Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır. [Nesai]

  Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. [Taberani]

Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder. [Deylemi]

 Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.



(Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.) [Deylemi]

Zeyd ibni Halid el-Cüheni Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:

Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez.
(Tirmizî, Savm: 82; İbni Mâce, Sıyam: 40)
 Ramazan ayının girmesiyle iftar ziyafetleri, iftar davetleri daha da artar. Dostlarımızı, yakınlarımızı iftara davet ettiğimiz gibi, biz de onların davetine gideriz, birlikte iftar ederiz. Bu güzel âdet, hem insanların birbirlerine yaklaşmalarını sağlar, hem de yardımlaşma ve cömertlik duygularını canlandırır.

 İftara ne hazırlasam diye düşünen var mı? Tabi ki tüm hanımlar. Bunun için hem kendim için hemde bu endişede olan hanımlar için kolaylık olsun diye elimden  geldiği kadarıyla 30 günlük iftar menüsü hazırladım. Her kes bu menüyü kendi bütçesi ölçüsünde uygulaya bilir. Belki de bunu az veya fazla bulan olan bilir. Ama en azından ne yapsam diye kara kara düşünenlere yardımcı olacağına inanıyorum. Yemeklerin tarifini listedeki isimlerinin üzerine tıklayarak ala bilirsiniz.
"Adım Adım Peşlerinde" ( blogun ana sayfasında sag tarafta listelerde) listesine de bakarak segili arkadaşlarımın sayfalarını ziyaret ederek harika lezzetlere ulaşabilirsiniz..
Kolay gelsin.

Her kesin Ramazanı hayırlı, bereketli, mübarek olsun  !


 RAMAZAN  MENÜSÜ


 1. GÜN

1.   Mercimek çorbası
2.   Etli bezelye
3.   Bulgur pilavı
4.   Cacık
5.   Jöleli muhallebi.

2. GÜN

1. Ezogelin çorbası
2. Püreli et kızartması veya sade püre
3. Zeytinyağlı bamya
4. Yoğurt
 5. Revani             

3. GÜN

1. Sebze çorbası
2. İzmir köfte
3.Rus salatası
4. Etimek tatlısı

4. GÜN

1. Yayla çorbası
2. Kuru köfte + patates kızartması
3. Coban salatasi
4. Sütlaç

5. GÜN

1. Merçimek çorbası
2. Zeytinyağlı taze fasulye veya konserve fasulye
3. Mantı
4. Komposto

6.GÜN

1. Şehriye çorbası
2. Fırında mantar
3. Pilav
4. Tavuk salatası
5. Elmalı tatlı

7. GÜN

1. Patates çorbası
2. Etli türlü
3. Pirinç pilavı
4. Cacık
5. Aşure

8. GÜN

1. Domates çorbası
2. Etli kabak dolması + yoğurt
3. Ispanaklı Börek
4. Komposto
5. Şekerpare

9. GÜN

1. Yeşil mercimek çorbası
2. Etli kuru fasulye
3. Pirinç pilavı
4. Turşu + ayran
5. Kadayıf tatlısı

10. GÜN

1. Yaylat çorbası
2. Biber, patlıcan, domates dolması.
4. Yeşil salata
5. Kalburabastı tatlısı

11. GÜN

1. Havuçlu şehriye çorbası
2. Patates dolması
3. Pirinç pilavı
4. Çoban salatası
5. İrmik helvası

12. GÜN

1. Köfteli nohutlu yogurtlu çorba
2. Mantı
3. Pancar salatası
4. Gül tatlısı

13. GÜN

1. Tarhana çorbası
2. Fırında sebzeli mücver
3. Etli nohut + Pirinc pilavı
4. Yogurt tatlisi


14. GÜN

1. Mercimek çorbası
2. Sebzeli tavuk
3. Börek
4. Mantar salatası
5. Tavuk göğsü tatlısı

15. GÜN


1. Ezogelin çorbası
2. Karnıyarık
3. Pilav
4. Börek
5. Baklava

16. GÜN

1. Mantar çorbası
2.Antep kebabı
3. Makarna
4. karışık salata
5. Sütlaç

17. GÜN

1. Yayla çorbası 
2. Etli yeşil mercimek
3.Arpa sehriyeli pilav
4. Komposto
5. Kemalpaşa tatlısı

18.GÜN

1.Domates çorbası
2. Etli patlıcan
3. İçli köfte
4. Avakado salatası
5. İrmik tatlısı

19. GÜN

1. Şehriye çorbası
2. Fırında sebzeli tavuk
3. Domatesli pirinç pilavı
4. Közlenmiş patlıcan salatası
5. kabak tatlısı


20. GÜN

1. Sebze çorbası
2. Maklube
3. Laz tatlısı
4. Meyve

21. GÜN

1. Tarhana
2. Yumurtalı ıspanak
3. Makarna salatası
4. Tiramisu

22. GÜN

1. Patates çorbası
2. Etli nohut
3.Patates çanakları (salata)
4. Etimek tatlısı

23. GÜN

 1.Yayla çorbası
2. Garnitürlü çanak köfte
3. Kumpir
4. Komposto
5. Puding

24. GÜN

1. Mercimek çorbası
2. Patlıcanlı köfte Antep kebabi
3. Çoban salatası
4. Şekerpare

25. GÜN

1. Havuç çorbası
2. Patatesli patlıcan yemeyi
3. Mantı
4. Börülce salatası
5. Tavuk göğsü tatlısı

26. GÜN

1. Domates çorbası
2. Yumurtalı Ispanak
3. Lazanya
4. Parfe

27. GÜN

1. Mantar çorbası
2. Hünkar beyendi
3. Mantar salatası veya
4. Karışık salata
5. Meyve


28. GÜN

1. Tarhana
2. İskender kebabı
3. Salata
4. Komposto


29. GÜN

1. Buğdaylı yayla çorbası
2. Etli taze fasulye
3. Sebzeli tavuk salatası
4. Pilav
5. Dondurma.


30. GÜN

1. Tarhana
2. Lazanya
3. Fırında mantar
4. Etli biber dolması
5. Pirinç pilavı
6. Yoğurt tatlısı + Bayram baklavası..
Devamını Okuyun...

19 Mayıs 2016

Fırında karışık Sebze



Sebzeyle tanışıklığım  son bir iki yılda başladı. Şaşırmayın sebzeyi önceden bilmiyor değildim. Et yemeklerini çok seven birisi olarak sebze tercihim hep ikinci plana atılıyordu. İki sene önce aldığım kilolardan sıkılmaya başladım. Samimi bir arkadaşın da " Laf aramızda şişkosun ve hiç sanmıyorum boğazını tutacağını. O kiloları veremezsin sen " demesiyle düğmeye basmış bulundum. Hadi dedim gitsin bu kilolar dedim. Başladım dikkat etmeye. Kendimi çok zorlamadan başladım ufak ufak diyet yapmaya. Hurma diyetimi desen, hayvansal ürünlerden uzak durup sadece sebze ağırlıklı beslenme mi desen, asker diyeti mi desen, hulya diyetimi desen derken iki senede 67-68 kilodan 58 kiloya kadar inmeyi başardım:)
Diyetler hakkında başka bir konuda bahsedeceğim ama şimdilik sadece bu diyetler sonucunda yaptığım sebze yemeklerinden en kolayını ve lezzetlisini yazacağım.
Zeytinli yapıp hafif bir iftar yemeği olarak da, yoğurt ekleyip salata gibi de yenir. Diyet yapmak isterseniz zaten en güzel yemek bu derim.
Bu tarifte bardak. kaşık ölçüsü yok o yüzden tarif serbest. İstediğiniz kadar sebzeyi doğrayıp, yağlayıp, tuz,  karabiber ekleyip karıştırıp fırına sürmek yeterli.



Malzemeler;

  • Karnıbahar
  • Brokoli
  • Havuç
  • Kırmız biber
  • Yeşil biber
  • Zeytin yağı
  • Tuz, karabiber


Hazırlanması;

  • Sebzeleri istediğimiz büyüklüktü doğruyoruz. 
  • Yağ, tuz,karabiber ekleyip karıştırıyoruz.
  • Fırın tepsisine döküp yayıyoruz. 
  • Önceden ısınmış 180 (350 F) fırında 20-30 dakika  pişiriyoruz. 
  • Sonra fırından alıp ister sade olarak,  ister üzerine yoğurt ekleyerek tüketiriz. 
NOT; Bazen üzerine alümyum folyoyla da kaplıyorum 200C (390F) ısınmış fırında ilk 10 dakika folyoyla pişiriyorum. Sonra folyoyu alıp 10-15 dakika da üzerı açık pişiriyorum. 




Devamını Okuyun...

16 Mayıs 2016

Domatesli, Biberli, Kaşarlı Minik Kol Böreği



Malzemeler;
  • 1 su bardağı  ılık süt
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 yemek kaşığı kuru maya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1,5 tatlı kaşığı tuz
  • 1yemek kaşığı şeker
  • 2 yumurta
  • Aldığı kadar un
Arasına sürmek  için:
  • 150 gr tereyağı
  • yarım çay bardağı sıvı yağ
Üzeri için :
  • Domates, yeşil biber, kaşar peynir
Hazırlanması:
  • Tereyağını eritiyoruz ( en sonda yufkaların üzerine sürmek için iki yemek kaşığı kadar ayırıyoruz) ocaktan alıp sıvı yağını da ekliyoruz.
  • Hamuru yoğuracağımız kaba su, maya, şekeri ekleyip karıştırıyoruz 5 dakika kabarmasını bekliyoruz. Kabaran mayaya ılık süt, yumurta, kabartma tozu ve tuz ilave ediyoruz. Unu azar azar ekleyerek ele yapışmayan, hafif yumuşak hamur yoğuruyoruz.
  • 10 dakika dinlendirip un serpilmiş tezgah üzerinde 9 bezeye bölüyoruz. 3-er 3-er yağlayıp katlamak için.
  • İlk önce 3 bezeyi un serpilmiş tezgahta ayrı ayrı ince yufka halinde açıyoruz. Her birinin arasına eşit miktarda yag sürüyoruz. En üstüne de yag sürüp 3 yufkayı rulo halinde sarıyoruz. 
  • Geri kalan 6 bezeyi de üçer üçer açıp yağlayıp rulo yapıp tepsiye diziyoruz. 1 saat buzdolabında bekletiyoruz. 1 saat sonra buzdolabından çıkarıp her bir ruloyu bir elle sağa bir elle sola döndürerek ( burma bilezik gibi) uzatıyoruz. Her bir ruloyu 35-40 cm uzunluğunda parçalara bölüyoruz. 
  • Her bir parçayı alıp kendi etrafında dönderip sarıyoruz. 
  • Üzerlerine iki yemek kaşığı kadar ayırdığımız tereyağını sürüp 30-40 dakika tepsi mayası gelsin diye bekliyoruz. Sonra her birinin üzerine bir adet ince halka şeklinde kesilmiş domates, ince kesilmiş yeşil biber diziyoruz. 
  • Önceden ısınmış 200C ( 390F) fırında üzeri hafif kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Hafif kızarınca çıkarıp ortasına bir dilim ince kesilmiş kaşar peynir ( veya biraz rendelenmiş kaşar peynir) koyup tekrar fırına sürüyoruz, kaşar peynir de eriyince fırından alıyoruz. Sıcak sıcak afiyetle yiyoruz. 
  • Afiyet olsun! 
Devamını Okuyun...

26 Nisan 2016

Bol Soslu Islak Kek



Zamanla insanın ağız tadı değişir. Önceden yediğin lezzetler öyle degil de böyle daha iyi olur diyorsun, deniyorsun iyi sonuç alıyorsun mutlu oluyorsun. Anlıyorum şimdi  tüm yemeklere burun kıvıran kızımı. Sevmediği yiyecekleri gün gelecek o kadar sevecek ki kendi bile şaşıracak buna. 
Orta okuldayken hatta  üniversitedeyken tavuk temizleyemezdim, et doğrayamazdım. Evlenince iş öyle bir başa düşmüştü ki tavuğun üzerinde süper operasyon yapmıştım. Kolunu,kanadını bir güzel parçalamayı öğrenmiştim. Ama hala derisini soyup atarım bak onu yemeye alışamadım :)) 
Islak keki de daha önceden yapmıştım. Kakaolu, yaş pastayı andıran bu müthiş lezzeti sevmeyen yoktur eminim ben de çok severim. Geçenlerde kermes için yaparken farklı bir yöntem denedim harika sonuç aldım ve " Tamam bundan sonra ıslak keki böyle deniycem" dedim.



Tüm  ıslak kek tariflerini, benimde önceden yapmış oldugum tarifi okurken göreceksiniz, üzerine eklenen sos kekin kendi hamurundan 1 su bardagı ayrılır daha sonra ekleniyor üzerine  ama ben bu defa öyle yapmadım. Kek tarifini normal kek olarak yaptım sosunu ayrı bir kapta ayrıca karıştırdım. Merak ettiniz biliyorum buyurun hep beraber okuyup öğrenelim o zaman.


Malzemeler:
  • 4 Yumurta (oda sıcaklığında olması şart)
  • 1 Su bardağı şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 1/2 Su bardağı sıvı yağ ( yarım su bardağı) 
  • 3 Yemek kaşığı kakao
  • 1,5 buçuk su bardağı un ( bardak ölçüsüne göre değişebileceği için arttırılabilir hamurun kıvamına göre)
  • 1 pk kabartma tozu
  • 1 pk vanilya
Üzerine sos için:
  • 2 su bardagı süt
  • 1 su bardagı şeker
  • Yarım su bardagı sıvı yağ
  • 2 yemek kaşığı dolusu kakao
  • 1 paket vanilya
Hazırlanması: 
  • Sos için gerekli malzemeler süt, sıvı yağ, şeker ve kakao derin bir kapta şeker eriyene kadar çırpılır bir kenarda bekletilir. 
  • Mikserle ayrı bir kapta oda sıcaklığındakı yumurtalar şekerle birlikte iyice çırpılır.
  • Sıvı yag, süt, kakao vanilya da ilave edilir ve 2 dakika daha çırpılır. 
  • Un ve kabartma tozu birlikte ayrı bir kapta karıştırılır, sıvı karışıma elenir ve çırpılır. Hamurun kıvamı  ne çok yoğun ne de çok cıvık olmayacak, kaşıkla alırken hafif akıcı kıvamda olmalı. Un az gelirse bir iki yemek kaşıgı daha ilave edilir.
  • Karışım sıvı yağla yaglanmış 27*40 cm dikdörtgen veya yuvarlak borcama dökülür. ( bu ölcüde borcam bu kek için ideal boy) 
  • Önceden ısınmış 180 C (350F) derecede fırına koyulur  ilk 20 dakika kapağını açmadan pişirilir. 20 dakika sonra  fırının kapagını  açıp kurdan testi yapılır.. Kürdanın üzerinde hamursu yapışkanlık yoksa kek istediğimiz kıvamda pişmiş demektir fırından alınır.
  • Fırından çıkan kek 2 dakika sonra dikkatlice dilimlenir ve önceden yaptığımız sos kaşıkla kekin her tarafına  eşit gelecek şekilde dökülür. 
  • Soğuduktan sonra afiyetle yenir. 
Afiyet olsun!
Devamını Okuyun...

28 Ocak 2016

Sofralarım



İki millet bir devlet  Azerbaycan-Türkiye. Dilleri anlaşılır, kültürleri, adetleri, mutfakları yakın sayılır derken karşına çıkan farklılıklara şaşıyorsun.

Peki nelerdir bu farklı olan konular: Aile kuralları, bayram kutlamaları, kız isteme, düğünler, cenazeler, misafirlikler ve sair...

İlk olarak Azerbaycan`da kendinden büyük kardeşe abi,  abla diye seslenilmez. Kendi ismiyle seslenirsin (bazı ailelerde bu biraz degişir). Ailenden olmayan ama senden büyük olan akrabalarına bacı, kardeş, muallim, emi, hala, bibi diye hitap edersin.
Anne ya  mamadır ya da anadır, baba papadır, dededir Azerbaycan`da. Büyüklerin eli öpülmez, hiç yoktur öyle bir adet anne babanın dahi eli öpülmez.
Kız istemeye oğlanın kendisi asla gitmez çok ayıp sayılır :)) Beni istemeye eşim de gelince bizimkiler baya şaşırmıştı :))
Düğünler de çok farklıdır. Kız ayrıca düğün yapar, oglan ayrıca düğün yapar. Gerçi artık bu bir az eskide kaldı simdi her iki taraf anlaşıp bir düğün yapıyor da.
Çeyizin hepsini kız tarafı yapar. Beyaz eşyasından tut, perdesine,avizesine, yatak odasına kadar herşeyi. Ama erkek tarafı da iyi altın takar. Hele ki durumu iyiyse yüzüğü, küpesi, kolyesi bile pırlanta olmalı:))
Düğünler yemeklidir ve masanın üzerinde parmak koymaya yer bulunmaması şart olmuş derecede. Köy düğünleri de hep yemeklidir. Yemeksiz asla düğün olmaz.
Cenazelerde Türk kültüründeki gibi komşular yemek yapıp getirmez:(( Ev sahibi yapar her şeyi. 3-7-40. günü diye bir şeye var bu günlerde kocaman çadır kurulur bolca yemek yapılır gelenlere dağıtılır. Bu geleneğe son zamanlarda da bir kısıtlama getirildi çok şükür. Artık yemek degil sadece helva, çay ikram edilecekmiş.

Peki misafirlik nasıldır? 5 çayı, kahvaltı misafirliği, bize caya gel, kahveye gel diye bir şey yoktur Azerbaycan`da. Bir tek misafirlik vardır ya öğlen yemegine çağırırsın ya da aksam yemegine .Tatlısını, tuzlusunu, yemegini, salatasını, en özel pilavını da o zaman yaparsın. Hepsi bir akşam misafirliğinde sofraya dizilir :))
Kahvaltıda zeytin, pekmez, tahin, domates salatalık, menemen, patates kızartması yenmez. Sut, peynir, reçel, yumurta cay vardır sadece.
Her öğün yemegi sadece bir veya iki çeşittir. Kesinlikle pilav yoktur yemeklerin yanında.  Çorba haftada iki kere belki üç kere pişer. Bolca et yemekleri vardı. Sarma kıymasız asla olmaz:) Börek, şerbetli tatlılar, açmalar, börekler yerine  pasta, kurabiye tarzı lezzetler vardır.  Börek olarak sadece gözleme, şorgogal vardır ki bunlar her zaman yapılmaz.

Şimdi neden bunları yazıyor diyeceksiniz. Şöyle ki, kahvaltı sofrası hazırlamak, cay saatleri için çörek, börek, tatlılar, kurabiyeler, salatalar yapmakŞ misafir agırlamak benim için inanılmaz bir zevk.
Her defa bu hazırlıkları yaparken annemlerin verdikleri tepkiler geliyor aklıma. Kahvaltıya misafirlerim var diyordum onlar da "o kadar erken ne işleri var senin evinde" derlerdi :))
Bir akşam esimin arkadaşları aksam çaya geleceklerdi. Ben de salata, börek, tatlı yaptım. O gün aynı zamanda erkek kardeşimde gelmişti. Mutfağa geçti, masanın üzerindeki servis tabaklarındaki salataya, tatlıyı, böreğe bir göz attı, ocağın üzerinde demlenen pilav tenceresini de görmeyince, "sakın içerideki misafirlere sadece bunları yaptım deme" dedi :)) Ben de "Dedim bile sadece bunları yaptım".. :)))
Ya sen hiç utanmıyor musun, bunları nasıl vereceksin içerideki adamlara, ayıplarlar insanı yaa.
Yok kardeşim sen hiç merak etme türklerde adet bu. caya geliyorum diyorlarsa bunları yapıyorsun, yemege geliyoruz derlerse de mantısını, böreğini, salatasını,çorbasını, etli yemegini yaparsın:)) Çok çok ilginçmiş demekle yetindi garibim :))

Evlendiğim zaman annemlerin  en çok endişe ettiği konuydu, acaba ben türklerin adetlerine, kültürlerine, yemeklerine alışabilecek miydim :) Eşim azerbaycan yemeklerini yemese ben türk yemekleri yapabilecek miydim:) Birşeyi unutmuşlardı tabi ben yemek yapmayı bilmiyordum ki :)))
Benimse endişe ettiğim konu farklıydı, hangi mutfak daha kolay olurdu benim için, Türk mutfağı mı, Azerbaycan mutfağı mı. Kararımı evlilik kararı kadar çabuk vermiştim ve benim için de farklı bir macara olur diye türk mutfağını seçmiştim. Seçimim esimin de işine gelmişti.:))
Ve o gün bu gündür o seçimin peşinden buralara kadar gelmiş, tecrübelerimi, yaptıklarımı, kurduğum sofraları da sizinle paylaşmayı zevkli bir hale getirmiştim.
İşte elimden geldiği kadarıyla hazırladığım sofraların  birkaçı da burada. Evimizden misafir eksik olmasın inşallah.










Devamını Okuyun...

13 Ocak 2016

Cevizli Muzlu Kek




Ahlansam Vahlansam ne etsem ki ben şimdi.. Onca bozulan muza mı yansam , yoksa bu güne kadar böyle harika bir lezzeti keşif etmediğime mi yansam bilmedim doğrusu..

Muz hani bildiğimiz muz.. Azerbaycan`da, Türkiye`de kilosu pahalı olan bir meyve.
Her pazara çıktığında alınmaz hani pahalı diye. Mevsim meyvesini tercih ederiz onun yerine..
Aynen öyle yapardık Amerika`ya gelmeden önce..
Eve aldığım zaman da kişi sayısına göre alırdım tadımlık diye, doyumluk değil:)
Amerika`ya geldik muzdan ucuz meyve bulana aşk olsun.. Dedik zaten özlüyorduk bunu alıp yiyelim bari.. Ucuz diye de kişi başına iki uç tane aldık.
Bir iki defa her şey yolunda gitti, Aldıgımız muzları ikin gön işinde yiyip bitirdik. . Zaman geçti alınan muzların yüzüne kimse bakmaz oldu..
Canımız kayısı istedi, incir istedi, şeftali istedi, kiraz istedi, çilek istedi ama bir turlu  muz istemedi.
Hiimmm dedim neymiş insanoğlunun canı pahalı olan ve çok fazla ulaşamadığı lezzeti istiyormuş.:))
Ben yine de ara sıra aldım muzu. Ben yedim, eşim yedi  gerisi kaldı günlerce bozuldu sonra Allah affetsin attık çöpe..:((
Şuan düşünüyorum da ben neden bozulan muzları ne yapabilirim diye bir araştırma yapmadım. Elimizde internet diye teknojo varken :) Google amcaya neden " Amca bozulan muzdan ne yapılır"  diye sormadım bu zamana kadar... Neyse gecelim keşke işe yaramıyor hiç:)) 
Gecen sene çocukların cumartesi okuluna bir kek yapıp getirmişti Jeannet hanım.. Tadı gerçekten çok güzeldi ve tarıfı merak ettım her zamanki gibi. Bunun tarifi ne dedim. Jeannet hanım "muz seker yağ falan filan diye saymaya başladı..Jeton düştü, muz muu?
Niye düşünememiştim ben bunu..İşte o zaman onca bozulan muzlara öyle üzüldüm ki anlatamam.:(
İlk iş eve muz alıp kimseye yedirmeden bir kaç gün bekletmek oldu :))  Muz iyice bozulmaya doğru yüz tuttu, sıvadım kolları.. İşte şimdi geç düşmüş jetonun, kimseye yedirmeyip bozulması beklenmış muzun, sıvanmış kolların sonucu asagıda :)) Buyurun tarıfe. 


NOT:
 Dikdörtgen baton kalıbın ölcüsü 25,5x 11x 8 cm  kalıp
Muzlar iyice kararmış muz olacak.

Malzemeler: 

  • 100 gr tereyağı oda sıcaklığında 
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 3 adet yumurta
  • 1,5 su bardağı püre halinde muz
  • Yarım su bardağı süt
  • 1 limonun kabuğu rendelenmiş
  • 2,5 su bardagı un
  • 1 çay kaşığı silme karbonat
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 fiske tuz

Hazırlanması:

Oda sıcaklığındaki tereyağını şekerle iyice çırpıyoruz. Yumurtaları tek tek ekliyoruz her defasında çırpıyoruz.
Vanilya, limon kabuğunu ekliyoruz. Sütü  iyice ezilmiş püre haline getirdiğimiz muzla karıştırıyoruz ve bu karışımı da ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.
Unu, kabartma tozunu, karbonatı tuzu birlikte başka bir kapta karıştırıyoruz.
Eleyerek sulu karışıma ekliyoruz. Mikserle çırpmaya devam ediyoruz. Hafif akışkan kıvamda olan hamuru tereyağıyla yağlanmış baton kalıba döküp önceden ısıtılmış 170 C ( 340 F) fırında 40-45 dakika pişiriyoruz.
kekin üzerine elinizle bastırın orta kısmı hafif sertleşmişse olmuş demektir kek.


Fırından çıkarıyoruz. 10 dakika bekledikten sonra kalıptan çıkarıp üzerine pudra şekeri serperek servis yapıyoruz.

Afiyet olsun.!
Devamını Okuyun...

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM