Geziler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geziler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2013

2013 Mayıs- Haziran-Temmuz.. Yani kısacası bu aralar Ben :)




2013 yılının Ramazan ayı hoş gelmiş sefalar getirmiş bize..
Hayırlı olsun bizlere inşallah..

Dun rüyamda bir arkadaşı gördüm bana `Neredesin sen ya` dedi..
Nasıl mutlu oldum dedim galiba beni özleyenler var, elim hamurlu kalktım geldim :)


  İlk Ramazan Misafirim tatlı bir Hasibe arkadaştı.  Türkiye yolcusu olan bu tatlı arkadaşı son bir kere daha misafir etmek istedim.. Boyle bir masa kurdum ..
Az öz olan menüyle günü bitirip, bulaşıkları lavaboda ıslattım, kendime bir daha tabak hazırladım aldım öneme oturdum bilgisayarın önüne..


Malum hiç yemek yiyemiyorum misafir varken:(( Nedeni konuşmak:((
Kadınların her gün 2000 kelime kullanması gerekmiş ya, onu kullanamazsa saldırgan oluyorlarmış ya :)))
Misafir de veli nimet oluyor öyle zamanda.. Konuşuyorumda konuşuyorum yemek kalıyor kalu belaya :))



Türkiye`den geleli 10 gün oldu.. Bu sene sağ olsun Türk hava yolları indirim yaptı da bilet alıp 3 senelik vatan hasretini giderdik.. Ayy Türk yolu yolun acık olsun :))
İndir o biletleri her sene gidelim.. Düşman çatlatalım.. Düşman zaten çatlak niye bende çatlatayım :))


26 mayıs gidiş 2 temmuz geliş biletimin süreci sadece 37 gündü.. 37 güne hem İstanbul, hem Azerbaycan, hem Bursa sığdırdım.. Yani sürekli valizler elimde dolaştım durdum el el... Ben Istanbul`dan Azerbyacan`a geçtim, arkamdan Türkiye`de olaylar oldu. Karıştı Türkiye bir gezi parkı diye.. Dedim sakin olun Azerbaycan`a bakıp geliyorum, dinlemediler :((  Sakalım olmadığından olsa gerek..

 



 Neyse bende verdim kendimi yemeğe. Bolca tandır ekmegi yedim, gözleme yedim, simit yedim,  iskender yedim, kuymak yedim, çekirdek çıtladım, ennn önemlisi eriğe kavuştum. Yedim de yedim doyamadım..

 

Kokusu, görünüşü bir efsane olan İstanbul`a da doyamadım. Bakü`yü gezdim hayret ettim, Bursa`da aldım doldurdum valizi :))
 

Ozlemistim simidi :(  Simit, Sultanahmet ve ben.. Boyle bir karede birlesdikk..



2 Temmuz İstanbul`dan öğlen saat 1 de kalkan uçakla 13 saat yol kat edip  akşama doğru saat 6:30 da indik Houston`a. Austin`e geldik gece saat 12 de .
Eve öyle bir girdik ki Allah göstermesin ölü gibi..:))  Ölünün bizden bir farkı vardı yalnız biz ayakta gezen ölüydük.. Çoookkk yorgunduk.. hemen ama hemen uyuduk.. Yani Evim evim Sweet evim diyemedim, şöyle elime bir bardak çay alıp foto çekip İnstagram`a koyarak ` herkese merhaba ben evimdeyim` diyemedim.. Oyy Allahım ne günlere kalduk.. :((

Yazacağım hepsini .. Bol bol fotoğraf çektim.. Hepsini koyup çocuklarıma anı olsun diyeceğim de.. Bunların hepsine zaman lazım..

Şimdilik kısa kesiyorum ve kendime hayret ediyorum bunun için..

Resimler beni idare eder sanırım.. Lütfen okuyun ve hiç çekinmeden yorum bırakın. Olumlu ve ya olumsuz..

Olumsuzları da sevgiyle karşılarım..:))

26 Mart 2013

Texsas Hamilton Pool Nature Preserve ve bir Rüya



Rüya .. Benim için o kadar önemli ki..
Çoğu rüyalarda mutlu oldum uyandığımdan akşama kadar o rüyanın etkisi yüzümde gülümsemesi dolaştım avare..
Çoğu rüyada korktum, attı kalbim gece oluncaya kadar..
Bazılarında da hüzünlendim, ağladım gözlerim şişinceye kadar..
Bu rüyaların hayatımda yüzde yetmiş seksen gerçeklik payı olduğu için de önem verdim demek ki..
Korkularla, mutlulukla boğuştum durdum hep..


İste dün gece de o rüyaların en korkuncu en etkilisini gördüm.
Sabaha kadar a]ladım, babamla kavga ettim durdum..
Neymiş: Ailem beni sevmediğim, nefret ettiğim birisi ile evlendirmişler..
Allahım bir de benim koylum üstelik  o aileyi hadi aileyi geçtim adamı sevmezdim gerçekte.. Offf...
Verirken zorla evet demişim. Evlenip gitmişim, aileyi adamı görüp delirmişim ağlıyorum hüngür hüngür.. Yalvarıyorum babama ben o adamı istemiyorum lütfen geri evimize geleyim deye..Yok babam Nuh diyor peygamber demiyor..
Rüyadan nasıl uyandım bilmiyorum.. Tüm vücudum titriyordu.. Bunun rüya olduğunu fark etmem sadece 2 dakika sürdü sanırsam..
O anda 17 senede ilk defa " Çok şükür ki evliyim " deyip derin bir nefes aldım..
Kalktım abdest aldım, namaz kıldım,dua ettim.. Hafif bir rahatlama çöktü üstüme. O rahatlamayla yeniden uyudum..


Yok ki yok bu rüyanın benim yakamdan düşeceği yok. Bir daha o rüya, bir daha benim istemeyen bir koca evinde ağlayıp dövünmem..
Sağa döndüm olmadı, sola döndüm olmadı. "Kalk bu böyle olmaz" dedim.. 
Bir kaç dakika düşündüm durdum rüyayı.. Hafif tebessüm ettim hani evliyim ya ondan..  hafif korku düştü işime.. Ne ola ki yorumu deye.. Hayır olsun dedim nasılsa evliyim böyle bir endişem yok.. Ama ya olsaydı:((
Böyle bir korkuyla yaşayan genç kız olmayı istemezdim doğrusu..
Ya da bu rüyanın gerçeğini yaşayan birisi de olmak istemezdim.. Evlenmiş ama evlendiği adamı ilk defa gören ve hiç sevmeyip baba evine dönmek isteyen çaresiz birisi..
İstenmeyen  bir evlilik.. Azabı,  eziyeti, korkusu, ızdırabı... Rabbim kimseyi böyle bir durumla  imtihan etmesin. ..Zordur zor..

Hayır olsun dedim..Kahvaltı yaptım ortalığı biraz topladım.. Bahçede bir şeyler ekmekle meşgul olan eşime de hiç bir şey söylemedim.. Ama rüyanın etkisini de üzerimden atamadım.
Benim acilen evden çıkmam lazım dedim .. Eşime "ben gidiyorum evde durmak istemiyorum" dedim. O da iyi bir şey demedi..
Kızıma hazırlan dedim.. Vildan arkadaşa "hazır ol gidelim gezmeye" mesajı attım..
Planı yaptık ver elini Hamilton Pool dedik..
Uzun zamandır gidip görmek istemiştim kısmet bir deli rüyanın rüzgarında savrulup gitmek varmış..



Austin`den bir bucuk saat uzak bir yerde böyle güzel manzara..
Yanımıza meyve,çay, dünden yaptığım kahveli keki almıştım..
Akıllı aletin bize çizdiği yoldan bir yanlış bir doğru giderek, arabanın arkasında "ne zaman varacağız, orası park değil biz neden oraya gidiyoruz, bize dondurma alın" deye öten iki kız çocuğuyla vardık Hamilton Pool`a.... 
Manzara süper, hava hafif rüzgarlı, inişli çıkışlı, taşlı, kayalı, eğri bügrü yollardan geçtik bu güzel manzarayı görmek için..
Değdi ama geldigimize.. İçimdeki sıkıntıyı attım , rahatladım.. Derin bir nefes aldım.. Fotoğraf mı ?
Ayıp ettin baya çektim..
 Benim fotoğraflar kafi gelmeyebilir. Google`dan Hamilton Pool Nature Preserve deye yazın harika görüntüler çıkacak..


Vildan arkadaşa parka gideceğiz demiştim. Burası onun için sürpriz oldu tabi. Benim süslü arkadaşım giyinmiş topuklu.. İndik yürümeye taşlı ve uzun yol.:)) Ne yapacağız "ver elini" dedim.. Tıngır mıngır yürüdük.. Yolda önümüze çıkan ve tebessüm edenlerin gülücüklerine anlam vermek hiç de zor olmadı.. :))Kol kola parkta yürür gibi yürüyoruz ve de birimizin ayağında topuklu birimizde spor ayakkabı..
Elime geçmiş fırsat değerlendireyim dedim böyle güzel karelerle bu anı.  :))


Sadece bir saat vakit harcadık.. Küçük piknik yaptık her zaman olduğu gibi. türk milleti yemeden olmaz ki :))
Kız kıza geçirdiğim günün sonunda rahat bir nefes almıştım.. Gün bitmişti, rüyanın tesiri üzerimden gitmişti.


Yolun fotosunu çekmek de en büyük hobim ..


Texsas Austin seviyorum seni çook.. 4 mevsimin olmasa da, çok sevdiğim karın yağmasa da .. Yazın havan çok sıcak olsa da .. :) Sen benim ilk göz ağrım, İlk aşkım, ilk gurbetim, hatıralarımın enn güzelisin..


En son da kızımın arkada sıkıntıdan çektigi fotolar.. Cok da hoşuma gitti :))



10 Haziran 2012

Bulunan Hazine, Kısa Bir Ara..


İşte blog farkı, işte hoşgörü, muhabbet, güzel niyet farkı...
Teşekkür ederim blog arkadaşlarıma..
Erik bulup yiyemediğim için üzülen, en kısa zamanda bulmam için dua eden, teselli dolu harika yorumlar yazan blog arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum..


Çok dua etmiş olmalılar ki, aradan bir hafta geçmeden erik buldum 3 senedir bulamadığım Austin`de..
Gerçi daha önce de varmış benim daha yeni haberim oluyor..
Sağ olsunlar haberi olan arkadaşlar da geç haber verince...




Sonunda bulduk ya ona da şükür.
Yarım kilosu 3.45 dolar..
Tam 7 kilo aldım. ( görmemiş dedim kendime. Ama doğru, görmedim ki 3 senedir) 
Hafif ekşimsi harika..
Dünden tuza bana-bana yiyoruz doyamıyoruz çocuklarla..
Resmini çekmeye doyamadım. Kırmızı halıda boy gösteren sanatçılar gibi her yönden resmini çektim..
Ölümsüzleştirme adına..



Turşusunu mu kursam, derin dondurucuya mı atsam, yok mu uzun süre taze saklaya bilecek ilac içirsem tek tek dedim.. Yok artık.. Gözün doysun.. )
Merak eden arkadaşlar merak etmeyin yedim doya doya..



Bu harika hazineyi de yedikten sonra artık kısa bir ara vermek gerek dedim..
Çocukların okulu tatil. Malum bu sene memlekete de gidemedik..
Bari Amerika da bir gezi turu yapalım dedik.
Yarın İnşallah yanımıza uyku tulumu, börek, kurabiye, meyve, su, çay ( hiç unutmamak lazım) alıp gidelim diyoruz.
Ayağımız nereye giderse bizde oraya.. Pardon araba nereye biz de oraya..

Gezmeyi çok sevdiğimi papağan gibi söyleyip duruyorum zaten.  Valizim+ben+yolculuk 3 lü belki de şimdi Çelebiye adını almıştı. Kısmet zamanla o da olur..


Yolculuk 10 dursa onun 9`u kesinlikle hazırlıktır. Yanıma almadan gitmem. Tentiryot ( yalnız resimdeki küçük şişede olan tentiryod Türkiye`de bilinen tentiryota benzemiyor. Bu şişe Azerbaycan tentiryodudur. İsmi rusçadan gelmedir Yod deniliyor  Çok yakıyor. Küçük bir yaranın üzerine başlarsa yaralı çıglık atarak yerinden hoplaya bilir..))pamuk, yara bandı, iplik, makas, dikiş iğnesi, diş fırçası, tırnak makası+törpisi ve sair.. Bir de ilaç, kesinlikle ağrı kesici.
Sonra sırayla çay, börek-çörek gelir tabi.. Bunlar olmadan geziye gidilmez.. Hani ne olur ne olmaz adına.. Fazla ağırlık da yapmaz..
Bunlar çoğu zaman gerekmiyor demeyin. "Ehtiyat igidin yaraşıgıdır" demiş Azerbaycan ataları.. ( belki de eski türk ataları) Tercüme edeyim " İhtiyat yiğidin güzelliğidir ( yakışıklılığıdır)"
Yok ya tercüme manayı bozuyor. Her elin atasının  kendi sözü kendine güzel.. ))  

 
Neyse, gittiğim yerlerde internet olursa ara sıra canlı yayın yapabilirim sizlere..
Allah nasip ederse hayırlısı ile dönüşte yeniden buradayım.. 
Allaha emanet olun..Kendiniz de lütfen kendinize iyi bakın.) 
 İyi tatiller...




16 Mayıs 2012

CORPUS CHRİSTİ GEZİSİ




Tünaydın..
Öğlenden sonra ve ya öğlen saatinde kullanılan sözü kullanma sebebim haftanın ortasında size merhaba deyerek yayın yapmam. )) Bu aralar mutfakla aram hiç iyi degil.. Yaz geliyor bende bir gezi havası var anlatamam..
Şöyle bir anne yemekleri olacak ki, kim itiraz eder..
Evet, gezmek istiyor canim..

Geçen hafta pazar günü uzun zamandan hadi gidelim dediğimiz geziyi nihayet gerçekleştirdik..
Amerika`nın Texsas eyaletinin ve dünyanın en uzun sahiline sahip Corpust Christi şehrine kısa ziyaret yaptık..
Bu şehir Meksika körfezinin kenarında yerleşiyor. Yani Atlantik Okyanusunu biraz görebilirsiniz.
*****

Sabah saat 7:15 de evden ayrıldık. Sizi bilmem, biz yola çıktıktan yarım saat sonra fena acıkıyoruz, çok iyi kahvaltı yapsak bile..)
Yolda soğuk havada küçük kahvaltı yaptık. Üşümek, üşüyerek sıcak çay içmek güzeldi..
Üstüme giyecek hırka almayınca, arabanın arkasında bulunan seccade imdadıma yetti.)


 Şehire vardığımızda saat 11`e geliyordu. Turumuza sahil kenarından başladık. Oldukça güzel, sakin, üfür-üfür esen sahil kenarında dolaştık biraz..
Şehrin daha güzel yerlerini görmek için sadece bir gün yeterli olmadığını da öğrendik.  Biz de bu kadar gelmişken bari yarım güzel yerlerini gezelim dedik.




Sırada Okyanus`un, daha doğrusu  Meksika Körfezi`nin kenarında müze olarak ziyaret edilen Uss Lexington savaş gemisi vardı gezilecek.
Gemiyi uzun uzun inceledik.  Daha doğrusu çocuklar incelediler.. Aslında onların bu kadar ilgi gösterip  seveceğini düşünmemiştim..  Yaklaşık 3 saat harcadık gemide.



Kadınların yatakları ve odaları sağda yukarıda.
Alt sagda erkeklerin yatakları..

 
 Geminin en üst katı ve bu kattan etrafın görüntüsü..





Gemi hakkında kısa malumat. Merak ediyorsanız..






 Gemiden çıktık, ayaklarımızı Okyanusa değdirelim dedik.. Serin sularda 20-30 dakika gezdik yalın ayak..
 Gemiye yakın marketin giriş kapısını köpek balığı şekilinde yapmışlar.. )


Ayrılmak istemedik erkenden, fakat yarın okul vardı, geri Austin`e gelmek için bizi bekleyen uzunca 4 saat yol vardı.. Ayrıldık bir daha hayırlısıyla gelme planı yaparak. Çünkü gezilecek çok yer vardı..
O günden geriye kalan çekilen harika resimler vardı..




Sıradaki resmi görenler hayretle " daha geçen gün eşine kızmıştı evlilik yıldönümünü unuttu deye, şimdi de ele-ele poz vermiş" derler mi? ...)) Derler. derler... eminim..
Fakat ne yapayım, huyum kurumasın, ele güne karşı iyi oynarım..) Düşman bizi böyle görsün derim..)
Unutmamak lazım Evlilik bir kutsal müessese ve aynı zamanda bir sanat okuludur.. Her rolü iyi oynamak gerek..
Bu resime not düşmek gerekirse hangisi yakışır acaba:

Okyanus otesindekilere selamlar..
Geride kalan 16 yıla elveda..
Baka kalırız giden geminin arkasından.. 
Buraya kadar..
Güle güle.. ve
Aşk bir birine bakmak değil, aynı yöne bakmaktır desek... Olur mu?

Yok, olmadı en iyisi YORUMSUZ deyelim gitsin.:))



İşte resimlerle kısa da olsa Corpus Christi gezisi..
İyi seyirler...!

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM