8 Ekim 2013

Amerika Masalı Los Angeles-3



Hollywood sokağı çok uzun bir sokak gibi değil aslında . Dediğim gibi bu sokağı cazip hale getiren asfalt üzerinde ünlü isimlerin yazılmış olması ve bir kaç müze..
Bu müzelerden bir tanesini Wax Museum`i merak ettik, sebebi müzede ünlü isimlerin mumdan yapılmış heykelleri var diyordu.. Diger bir müze de enteresan bir  müzeydi.  Yanız tek müzeye giriş kişi başı çok pahalıydı iki müze için alırsan daha uygun yani 3 kişi için 45 dolardı. Daha uygun olanı aldık öteki müzeyi çok merak etmesek de..
Hadi girip gorelim dedik şu heykelleri..



 Daha girmeden bu korkunc gorili çekmesem ayıp olurdu ...Bana Hoş Geldin der gibi bakıyordu çünkü ... :)

 


 Girdiğimde gördüğüm kocaman Korsan gemisi Woww dedirtti.


Carli Chaplin`i görünce adamlar isini yapıyor dedim.



 Biraz sonra Pierce Brosnan`i görünce yazıklar olsun dedim..




 Yani ilk bastan süslemişler sonra da mahvetmişler.. Hiç bir sanatçı kendine benzemiyordu diyebilirim.. 
Mesela bunlar :((

 
  Ogluşum bu fotosuna bayıldım.. Aynen o karenin içindeymiş gibiydi...



Müzenin çıkışında  ailece Hollywood hatırısı bir fotograf şarttı..


İkinci  müze farklı bir şeylerin olduğu müzeydi . Mesela :  baktığında seni farklı şekilde gösteren ayna,
 Kendimi aynadan doğru görmek çok eğlenceliydi  :) Küçük mini mini bir hanım ...


 kilolu adam heykeli gibi bir şeyler( oğluşumu böyle kilolu hayal edemiyorum Allah korusun) yine bazı sanatçıların heykelleri ve sair vardı.



En çok hoşuma giden terazi oldu:))
Bir kaç gündür yolda yediğim abur cuburdan ve gezi için götürdüğüm elbiselerin bir iki gün içinde uzerime dar olmasından şüphelenmiştim. Merak edip kilomu tarttım ve kullandıgım 5 harifli sözdü : Ayyyy..
Evet tamı tamına 71 kilo olmuştum.. Simdi 65-67 arası gidip geliyor olsam da..:))


Konu benim kilom degil tabi:) o kadar ünlü varken ...

Müzeden çıktıktan sonra ünlülerin oturduğu evleri görmek için gitmek istedik.
Bu evleri zaten dışarıdan görebiliyorsun.. Hangi ünlünün evi hangisi diye söyleyen ve bu sokakta size gezi tur yaptıran üstü acık  küçük 8-10 kişilik minibüsler var. Bu minibüslerin fiyatını sorduk ilk önce tabi olarak.
Bize söylenen fiyata hayret ettik çünkü  kişi başı 15 doları.. Ne gerek var dedim eşime. Hç de önemli degil kimin evi hangisi . Çünkü sadece dışarıdan gözüküyor bu evler..
Ama  hani illa ki görelim istiyoruz ya o sokağı, o zaman bu minibüslerden birisini takip edelim dedim eşime, en azından ünlülerin sokağından geçtik deriz :)
Eşim baya zekice buldu fikrimi..:). Yola koyulduk bir minibüsün arkasından .. Tam sokağa girerken minibüsü nasıl olduysa kaybettik ama o sokağa bir kere girmiş bulunduk. Kendimiz başladık dolaşmaya.
Tabi kimin evi var orada bilemedik ama sadece onu görmüş olduk ki bu evlerin hiç birisi Turkiye`de Boğaz kıyısındaki eski şatolardan hiç biri kadar güzel değildi.. Hatta Azerbaycan`da bir kaç yerde mağazası olan ticaret adamının saray gibi evlerinin yanında bunlar o kadar basit kalır  ki anlatamam.. Şaşırdım elbette.. Esimin de yorumu buydu``` sanatçılar burayı günlük kalmak için iş evi gibi kullanıyorlar o yüzden çok fazla süslü degil`` asıl güzel evleri kim bilir nerededir``.. Belki de haklıydı sadece filim çekimi zamanı geçici süre için oturuyorlardı orada..


İşte o evlerden bir kaç tanesinin dıştan görüntüsü..





Sokağı çok gezmedik. Asıl görülecek güzel yerler varken vakit kaybetmek istemedik..
Los Angeles`i en yüksekten görmek için yol aldık Griffith Observatory  tepesine..


Aslında oraya çok yakın olan tepede yazılan Hollywood yazısını daha yakından görmek için gidecektik ama  adresini bir türlü bulamadı bizim akılsız GPS aleti :(
Gittiğimiz Griffith Observatory tepesinden  Los Angeles`in büyük bir kısmı böyle gözüküyordu. Fotoya dikkatlice bakınca fark ediyorsunuzdur yüksek binalar sadece  uzakta gözüken şehir merkezinden başka hiç bir yerde yok..


Griffith tepesinden Hollywood yazısı hafif yakın mesafede gibi oluyordu.


Güzeldi.. harikaydı.. muhteşemdi diye kelimeler söyleyebilirim..
Resimler  benim yerime daha çok konuşuyordur sanırım..

Böyle güzel manzaradan sonra artık eve dönüş zamanı gelmişti. Eve degil de arkadaşlarımızın evine aksam yemeğine gitme zamanıydı..
Sağ olsunlar Azerbaycan`da esimle beraber aynı okulda çalışan Mesut beyin ve Romanyalı eşi benim tatlı arkadaşım Filiz`in bizim için  hazırladığı akşam yemeği yemek konusunda zorlandığımız Los Angeles`de ilaç gibi geldi diyebilirim..
Aslında yemegi Mesut abi yapmış desem daha iyi olur. Çünkü Filiz hanımın o gün dışarıda işleri varmış ve mutfak konusunda çok ama coook tecrübesi olan eşi yemek konusunu devralmış ve harika bir aksam yemegi yapmıştı bizim için Mesut bey. Zaten bir gün önceki aksam da harika lezzetler yapmıştı abi ama o zaman çok ac ve yol yorgunu olduğum için çekememiştim sofranın fotosunu :)..
Bu defa da çok ayıp olmasın diye çok güzel olmasa da resim çekmeyi ihmal etmedim..
İşte o harika sofranın lezzetleri bunlardı..



Ayrıca sofraya evin küçük kızına İngilizce öğretmek için konulan küçük notlar dikkat çekiciydi.. Her defa yemek yerken bir iki söz öğrenmiş oluyor küçük kız.


Yalnız aklıma gelmedi değil Amerika`ya küçük yasta gelen çocuklarda dil öğrenim problemi olmuyor. Nasılsa okula gideceği zaman bu dili ana dili gibi öğrenmiş olacak..
Ve belki de bir gün o sofrada ingilizce yerine türkçe sözlerin yazılı olduğu notlar konulmuş olacak :))
Burada yaşayan çocukların çoğunda türkçe dili korelleşip gidiyor. Türk çocukları kendi aralarında bile ingilizce konuştukları için ana dili türkçeye ikinci dil muamelesi yapıyorlar.. Çok acı olsa da gerçek bu maalesef..
Bir başka yazıda Los Angeles`in  Universal Studios gezisinde buluşmak üzere..
Sevgiler..
İyi okumalar...

6 yorum:

  1. o tepede çektiğin ev hatırladığım kadarıyla tom cruise'ın eviydi :)

    biz tur satın almıştık. sadece kapılarını göstermişlerdi dediğin gibi. yani gördük de ne oldu, hiç! gitmişken marilyn monroe'ya kabir ziyereti yapsaydın :)

    YanıtlaSil
  2. canım, sondan başlıyım Amerikada yaşayıp ingilizce konuşan Türk ailelerin çocuklarının aksanları o kadar bozuluyoki Türkiyeye geldiklerinde parmaklar gösteriecek akdar bozuk Türkçe konuşuyorlar ( malesef )
    ayrıca ünlüler sokağından geçerken çaldırsaydın el sallardım canım ya :)))
    ve de o gorili hiç sefmedim :)))
    Güzel bol keyifli gezmeler olsun...los angels ta bi akrabam var ama burda adını yazmııyım şimdi :)))) sevgilerrrrrrrr

    YanıtlaSil
  3. çok hoştu zevkle okudum.
    ilk heykeli görüp adamlar işi biliyor demene sonrakini görüp yazıklar olsun demene koptum :D

    çok içten bi yazı olmuş. bizide ücretsiz gezdirdin teşekkür ederim kendi adıma ;)
    sofrada muhtelem yalnız. Filizin ellerine sağlık ;)

    YanıtlaSil
  4. Nekadar güzel anlatmis ve fotograflamissiniz ben bile burada gezmis Kadar oldum
    keyifle okudum tesekkürler...sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. ne kadar güzel resimler :) çok keyifli bi post olmuş elinize sağlık bu arada bende bloguma beklerim ve şimdiden iyi bayramlar :)

    YanıtlaSil

Teşekkürler yorum yazdığınız için .. Beni çook mutlu ettiniz. :)

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM