7 Ekim 2011

YABANMERSİNİ REÇELİ VE KOLAY OLMAYAN BİR MİM

 Resim bu adresten alınmıştır ( tık tık )

 Gecikmiş  Mimden başlamak istiyorum çünkü bu mimi bana sevgili  Zeliha arkadaşın gönderdiği uzun zaman oldu.
Cevap veremedim çünkü çok düşündürücü bir Mimdi.
Sorulardan anlarsınız zaten zor olduğunu ve ne demek istediğimi.


Teşekkür ediyorum Zeliha`cım ve cevaplıyorum.


İlk düzenli okuduğunuz blog ve hissettikleriniz;


Eminim bu cevap bir çok kişide aynıdır: Portakalağacı.

Peki nasıl tanıştım yoğun internet hayatıyla ve yemek bloglarını bulmakla.?

Çok fazla dizi merakım yok. Bu güne kadar baştan sona kadar sadece iki dizi izledim. Hiç bir sözünü kaçırmadan. İzlemedim demiyorum, izledim diyorum çünkü doğruyu açik açık söyleme taraftarıyım.
(profilimde yazılı hangi dizi ve filmlere baktığım)
Hani kötüdür bakmayın ,bakmıyorum da demiyorum bazıları gibi. Herkesin kendine kalmış bu secim. Kocaman aklı basında insanlara ne demeli.

Hani olur ya  bazıları aman ne ahlaksız diziler, aman ahlak gitti, namus kalmadı, ar yok, abır yok derler ama şakır şakır tüm dizilerin karakterlerinin ne yaptıklarından,  konusundan, içerliliğinden, gidişatından bahsederler ya sırf başlık olsun diye bak buna gerçekten sinir oluyorum. 
Böylelerinin evinde televizyon olmaması gerek ama var demek ki haberleri de var tüm dizilerden.

Neyse benimde ömrü hayatımda sonuna kadar baktığım ( bazı dizilere 1 bölüm bakarım 30 bölüm merak etme ne oldu diye)  iki diziden biri vardı 2005 yılında  Kanal D de
" AŞK OYUNU" ( hala çok seviyorum hiç bıkmadan bakıyorum aynı bölümlere) .. 
Dizi 12. bölümden sonra rota değiştirdi geçti Atv kanalına.
Eee bizim evde de (Azerbaycan da) uydu anteni yoktu çünkü Kanal D anlaşmalı yayın yapıyordu uyduya gerek kalmamıştı.
Çareyi internet den dizinin bölümlerini aramakta buldum. Dizinin bölümlerini buldum,  yanı sıra düşündüm ki ee bu dizi bulunursa Google `a ne yazsam bulur her halde dedim. 
Yazdım çorba, buldu bir suru çorba tarifi.
 Yazdım börek buldu istemediğim kadar börek, çörek..

Ayyy dedim bu tam bana göre . 
 Öyle alıştım ki  şimdi gel beni kaldır bu aletin başından . Gece gündüz her gün netteyim. Yemek ara, bak, incele, yap, resimle...

Çorba, börek derken baktım maşallah ne marifetli hanımlar varmış. Onlara bakıp bende marifetli olmaya başladım..))
Tabii ilk aramada da hep Portakalagacı çıkıyordu.
Daha sonra portakalağacının linklerinden bir çok beyendiğim ve hala izlerini sürdüğüm yemek siteleri buldum. 
Çok sevdim, beyendim ve sağ olsun eşimin yardımıyla ( bu yardımda benim dır-dırımın çok büyük payı var unutmuyorum ..)))) kendime blog açtım 2007 senesinde.

İlk sene kızımın ismiyle açmıştım ve sadece bir yazı paylaşmıştım.  2 sene sonra 2009 da ismini bir kaç kere değiştirdikten sonra Mutfak Dilinde karar kıldım.
Şimdi de sevgili arkadaşlar tarafından Mimlenecek kadar sevilmiş durumdayım ve buradayım..)))



Sanal alemde tanışıp görüştüğünüz bloggerler;

Bu benim en büyük hayalim. Her zaman haylimde arkadaşlarla görüşmek, hep birlikte çay içmek yapılan tatlar üzerine konuşmak var ama nasip olmadı bir türlü.
Yalnız geçen sene Jibek arkadaşla tanıştım. Arkadaşın kendi blogu olmasa da bir blog`un ortak kullanımcısı. Orta Aysa kökenli şirin mi şirin, marifetli, güleryüzlü bir arkadaş. 
Tanıştığım zaman fark ettim ki konuşulacak çok konu vardı blog`larla ilgili çünkü herkes bir birini gıyaben de olsa tanıyordu. 
Ama umut ediyorum bir gün bu büyük buluşma gerçekleşecek.



 Blog dünyasına adım attığınızda,gökyüzündeki yıldız kadar parlak gelen,asla onun gibi olamam diye düşündüğünüz Blogger'ler;

İlk zamanlar bu tabi ki Portakalağacının yazarı sevgili Hatice hanımdı çünkü ilk zamanlar onu tanımıştım. Şimdi de  izlediğim tüm blogcuları birer yıldız gibi görüyorum.


Moda blogları arasında  en sevdiğiniz blog;

 Hiç takip ettiğim Moda blogu yok. Sevmiyor değilim  modayı ama siteden izlemiyorum. Bana yakışan giyecek modadır bana göre..


Yazılarını okurken keyiflendiğiniz bloggerler;
Sürekli sayfasını açtığınız,okuyup yorum bırakmadan çıktığınız bloglar;

 Eskiden çok blog yazısı okuyordum.
Zamanla yazanların  yazılarında samimi olmadıklarını, sözü bir özü bir olmadıklarını, dün yazdıkları yazının bu gün yazdıklarına uymadığını görence bu listeyi bir az azalttım ve şu anda sadece elle sayılacak kadar blog var yazılarını takip ettiğim.
Bu arkadaşlara da yorum yazıyorum vaktim olduğu sürece. Yazmadığım zaman o demek değil ki beğenmedim yazıları, sadece vaktim olmuyor yorum yazmak için. Hepsini çok seviyorum ve izliyorum.


Kendinize yakın bulduğunuz bloggerler;

Sitemde " Addım addım peşlerinde  " ve Profilimde " İzlediğim Bloglar" listesindeki tüm arkadaşlar bana yakın.

  Onların arasından ayırmıyorum bu isimleri ama sanki bu arkadaşlarla daha önce bir yerde karşılaştım ve de biliyorum gibi yakınlar bana.
  Umut Sepeti, Buram Buram kekik, Cafepepela, Tarifkolik, XCelis, Sevgilerimle, Seyhadan Hayata dair Güzellikler, Hayat Cafe, Tatlılar Gülcan`dan, Zeytinağacı, Semaver, Kemalpaşatatlısı, Lezzet sefası,   Deryayla, 
İkizlerin annesi, Anneannenin emekleri, Mermer tezgah yemek tarifleri, Soframız, Portakalagacı,  Sabina`nın Kulinariyası, 
Hobibox

( Unuttumsa özür dilerim)
Listedeki tüm arkadaşlarla da bu samimiyeti yakalama isteyim var.

Blogger denildiği an aklımıza gelen ilk isimleri yazıyoruz :)
Link vermiyoruz,sadece aklımızda kimler yer etmiş onu öğrenmiş oluyoruz.:)

İlk aklıma gelen her zaman  Mutfak Güncesi  ve Yemek Günlüğüm oluyor . Çünkü bu arkadaşları  ben yıllarca takip ettim ama sonradan bloglarını kapattılar ve başka blog açtılar.
Daha sonrada yazmaktan vazgeçtiler her ikisi.
Yıllardır merak ediyorum ve acaba başka isimle site açtılar mı diye düşünüyorum . Kafama iyice yer etti bu iki arkadaş.  Sitelerini çok beğeniyordum , yemekleri gerçekten kolay ve güzeldi.

Geri kalan isimlerde hepsi zaten aklımda ve her gün olmasa da sürekli takip etmeye çalışıyorum.
Herkese çok teşekkür ediyorum. Bu zor sorularla ben Mİmleyen Zeliha ( Umut Sepeti) arkadaşa da teşekkür ediyorum. Sorulara cevap vermek zordu.
Kimsenin kırılmasını istemem doğrusu.

 Bir birimizi ayıplamadığımız sürece, kırmadığımız sürece, incitmediğimiz sürece, yazdığımız yazıya, yoruma saygı  duyulduğu sürece herkese saygım ve sevgim sonsuz.
İyi günler sevgiler..

 
 Zorlu Mimmm  cevabından sonra son halimden, reçelimden bahsetmek istiyorum.




Bu aralar bir reçel sevdası var sormayın.  Hangi meyveyi yesem, hangi gülü koklasam, hangi böceyi görsem acaba bundan reçel olur mu diye düşünüyorum. Hani düşünün artık böceklere geçtim.
IYYYY demeyin canım ne olacak sanki...))
Mesela   midyeden olabilir olmaz mı?  Nasılsa satılıyor ya dışarıda. Millet alıp yiyor ya..)))
Astakos mesela neden olmasın fena fikir deyil..
Aaaaa....aslında hamsiden olur. Sadece reçeli ve kompostosu kalmış yapılmamış  her halde.
Ben yapayım da tarihe yazılsın adım bari..


Evet şaka bir yana gerçekten reçel sevdası var bende bu aralar.
Azerbaycan da neredeyse tüm meyvalardan reçel yapılıyor kış için . Çünkü çok tüketiliyor. Sadece sabah kahvaltısı için değil.
 Mesela ikindi çayında olmazsa olmazdır reçel. Misafire ikram etmemek ayıp sayılır.
Hatta gelen misafir sorar ev sahibine bu sene hiç reçel yapmadınız mı diye ( samimi olanlar tabi ki)
Domates den, patlıcandan, olmamış cevizden bile  reçel yapılır. ...
Her halde bu aralar benim azeriliyim tutmuş ..))))



Bu defa farklı bir meyve denedim reçel için. Aslında alırken maksadım sadece yemekti. Bir gün kalınca baktım bozulmaya başlıyor, hemen şeker ekleyip reçel yaptım.
Daha önce de Pastasını yapmıştım bu meyvenin, doğum gününü bizden uzakta kutlayan, bizden uzakta olan  Gülistan arkadaş için.
Yalnız reçeli pastadan kat kat güzeldi.


Nasıl anlatsam bilemiyorum ki; bu muhteşem tadı daha önce yemedim, bu rengi daha önce görmedim..
Mükemmeldi tek kelimeyle..

 İlginç olan  bu defa eşimde benimle aynı fikirdeydi.  Zaten o zaman  kesin karar verdim evet reçel güzeldi.
Hemde çok kolaydı


Malzemeler

1 su bardağı Yaban Mersini
1 su bardağından 2 yemek kaşığı eksik şeker
3 yemek kaşığı su 
Bir az limon suyu

Hazırlanması; 

Yaban Mersinini yıkadım, üzerine şekeri ekledim, 1 saat bekledim sulansın diye.
 Fazla sulanmadı sorun değildi zaten üzerine sü ekledim ve orta ateşte yaklaşık 20 dakika pişirdim.
Ocaktan almadan 5 dakika önce bir az limon sıktım üzerine. Sonra ocaktan aldım soğuduktan sonra işte bu harika resimleri çektim .

Harikaydı. Saklayamadım kışın yeriz diye. Bitti çünkü..

Denemenizi tavsiye ederim. Bir bardak olsa bile..

Afiyet olsun!

18 yorum:

  1. oyy benim tatlı dillim,ellerine sağlık arkadaşım nefis gözüküyor reçelin,bir kaşık attım hemen ağzıma...

    benim ismiminde yüreğinde yazılı olması da çok mutlu etti beni,yüreğine sağlık.

    samimi cevaplarının bir çoğuna katılıyorum.

    güzel bir hafta sonu seninle olsun.

    sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  2. Canım ellerine sağlık rengi ve kıvamı
    enfes sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. ayy canımm benimm:))
    ismimi görmek çok mutlu etti inan ki:))
    çok teşekkür ederim güzel yürekli arkadaşım benim:)
    reçelin aldı aklımı başımdan:)
    ne yazacağımı şaşırdım doğrusu...

    afiyetle tüketin muhabbetli sofralarınızda:)
    en kalbii sevgi ve selamlarımla...

    YanıtlaSil
  4. Merhaba,iadei ziyarete geldim hemen yorumunu görünce...ilk kez karşılayırum blogunuzla ben gülcan memnun oldum :)
    müsaadenizle izlemeye almak isterim...Etkinliğimize katılmak isterseniz beklerim güzel tariflerinizi her zaman,,,sevgiler,selamlar olsun...

    YanıtlaSil
  5. Ben size birde etkinliğimizin davetiyesini bırakayım...

    "Çay,Kahve Bahane Etkinliği"

    http://gelibolu17.blogspot.com sunar:)

    "Çay,Kahve Bahane"
    'bu etkinlik çok şahane' diyerek yeni bir etkinlik başlatmak istiyorum,
    her zamanki gibi güzel tariflerinizle beni yalnız bırakmayacağınızı ümid ediyorum...
    Bildiğiniz gibi çay kahve bahanedir çoğu zaman,dostlarla,arkadaşlarla,dertleşmek,görüşmek için.bir çoğumuz sevdiğimiz bir arkadaşımıza ziyarete giderken "hadi çayı koy" geliyorum diye gideriz,yada müsaitsen "sabah kahvesine geleceğim" deriz...
    Çünkü o sohbet muhabbet kuru kuruya olmaz,tamam tatlı dil güler yüzde gereklidir,hatta suratı sirke satan bir ev sahibi size bal baklavada ikram etse orda çok kalmak istemezsiniz öyle değilmi,ordan ayrılmak için sabırsızlanırsınız....

    İşte bende bu yüzden "çay kahve bahane" koydum etkinliğimizin ismini :)

    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!”
    Muhammed Mustafa (s.a.v)

    Ve yukarıdaki güzel hadis-i şerifi sizlerle paylaşıp,evlerinize gelen misafirlerinize,eşinize,çocuklarınıza,yada bu dünya hanesinde en güzel misafir benim deyipte kendiniz için hazırlamış olduğunuz birbirinden güzel tariflerinizi,ikramlarınızı sayfalarınızdan almaya geleceğim :)

    Tariflerinize "çay,kahve bahane" etkinliği için gelibolu17 ye gönderiyorum yazıp bana haber verirseniz,büyük bir zevkle gelip tariflerinizi alıp

    http://gelibolu17-midedenkalbe.blogspot.com

    adresimde yayınlayacağım :)
    Son olarak arkadaşlar,her zamanki gibi etkinliğimize herkes davetlidir,(lütfen davetiye götüremediğim arkadaşlarım kırılmasınlar)
    etkinliğimiz diyorum çünkü ben daha öncekiler gibi bu etkinliğide yalnız başıma yapamıyacağımın bilincindeyim,o yüzden bu etkinlikler hepimizindir...Şimdiden herkese çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  6. karadenizliler yakında hamsiden yaparlar reçel :D

    yaban mersinini kurutlmuş olarak tüketiyorum.

    meğerse benim böbreğimde taş varmış
    Yaban mersini yedikten sonra düştü.
    Yaban mersinini yediğim gün inanılmaz bir sancı oldu bende
    ilk anlamadım ne olduğunu fazla yemeğe bağladım.

    2 gün sonra gece uykundan uyandıracak kadar şiddetli bir ağrım oldu ve acile gittik.
    Taş düşürüyomuşum meğer

    yaban mersinin de böbrek yollarını temizleme özelliği varmış
    çok şükür düştü taşım.

    YanıtlaSil
  7. şu yaban mersinine bir türlü rastlayamadım. ne de güzel olmuş reçeli. ellerine sağlık.

    Kahve Dükkanı'ndan sevgiler..

    YanıtlaSil
  8. Canım benim beni çok mutlu ettin..
    İnan sende benim için farklısın..
    Kendimi yakın hissettiğim blogculardan birisin..
    Yine güldürdün beni..:))
    Hani yazmışsın yaa " ilginç olan eşimde benimle aynı fikirdeydi" diye ..:)))
    Yabanmersini reçelini hiç yemedim ama öyle güzel anlatmışsın ki yapmalıyım bende..
    Ellerine sağlık canım benim..
    Öpüyorum

    YanıtlaSil
  9. selamlar mimini büyük bir zevkle okudum gercektende zor bir konus blogu ilk actigimiz zamanlar cok yaygindi ama artik eskisi kadar kimsenin vakti yok ...
    ayrica benide o listende bulundurdugun icin cok tesekür ederim

    recelide khavaltim icin aldim kaciyorum ellerine saglik sevgiler...

    YanıtlaSil
  10. reçele bayıldım çok kullandığım bir meyve değil açıkcası ama bu aralar beni çok cezbediyor:)
    sevgileirmle..

    YanıtlaSil
  11. Canım çok içten çok candan yazmışsın okurken çok duygulandım, çok teşekkür ediyorum. Reçelinde süper görünüyor ellerine sağlık, sevgiler..

    YanıtlaSil
  12. Yaban mersini harika !
    güzel resimler !
    Не мога да разбера всичко което си написала в постинга :( споменаваш и моето име , блог ...или греша ?? :)
    Сърдечни поздрави !

    YanıtlaSil
  13. Canlarım her kese teşekkür ederim bu güzel yorumlar için .

    Sevgilerimle;
    Cevaplarken çok düşünmüştüm ama okuyunca sevindim iyi yazmışım..))

    Deryacım; teşükkürler canım rengi gerçekten çok güzelldi. Hatta o rengde bulsam kumaş alıp elbise diktirmek istiyoruzm

    Birtutamkekik:
    Çoktan tükendi. Bu aralar da indirimde deöil alıp bir daha pişirsem.


    Gelibolu17 inşallah en kısa zamanda etkinlik için tarif gönderirim.

    YanıtlaSil
  14. Muhabbet sofrası :
    Çok geçmiş olsun. Bunu öğrendiğim iyi oldu çünkü benimde böbreklerimde sorun var. Hatta belkide kompostası güzel olur


    Leylacım yakın olsan gönderirdim bir kavanoz sana da.

    Hayat Cafe ne yalan söyliyeyim eşim benimle çok az ayni fikirde oluyor o yüzden bu defa baya bir sevindim..))0

    YanıtlaSil
  15. Keskinli ikizlerin annesi;
    Teşükkürler bana blog konusunda çok yardımın dokundu canımş Eziyetin çok teşekkürler.

    yemek bir aşk denemeni tavsiye ederim o güzel sofra resimlerine bri yenisi eklenmiş olur canım.

    Tarifkolik: Candan yazmak bazen çok iyi olmuyor acaba kırıcımı oldum diyorum bazen de.


    Sabina Spasiba za kamplimenta. İzvini tocna ne понимание предложение конец

    YanıtlaSil
  16. Hayatimda ilk defa recel yapicam ins:) ve yabanmetsini receli yapayim dedim. Aslinda bu "turk stili yabanmetsini receli" fikri ilk benim aklima geldi sanmistim ama yanilmisim! Neysr iyi olmus ilk benim aklima gelmeyisi, cunku bir gece onceden bekletirdim ben kesin (tum recel tarifleri oyle nerdeyse). Bu daha zahmetsizmis:)) ellerinize saglik!

    YanıtlaSil
  17. Hem sekeri hem suyu cok oldu sanirum. Bir de ne zamana kadar kaynatacagimi (hayatimda ilk kez recel yaptim) bilemedim, coook kaynattim, koyulassin diye. Plastik gibi bi sey oldu. Kavanoza koydim (3 bardaktan yapmistim) kavanozun icinde tas kesilmis resmen:(
    Neyse ogrendigim seyler var en azindan:)

    YanıtlaSil

Teşekkürler yorum yazdığınız için .. Beni çook mutlu ettiniz. :)

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM