15 Ekim 2013

Ömürden bir bayram daha gitti...



Bilgisayarın kablosu koptu.. Sipariş verdik yanlış geldi.. Geri vermeye uğraş, yenisini sipariş ver derken eskisi gibi şarj aletine en iyisi biz bir başlık alalım dedik.. Şimdilik onunla idare ediyorum diyeyim ama yıkılmadım ayaktayım :)) Yani bir şarj makinesi alınır inşallah..
Geldim uzunca ayrılıktan sonra.. Nerede kalmıştık?  Bayramda..



Geldi de geçti Maşallah bir bayram daha..
Koşturmacılı sevimli tatlı.. 
Akşamdan bizim Ponpon grubuyla acaba ne yapsak dedik. Hadi kahvaltı yapalım dedik. Kuaybe dedi bana gelin kuru patlıcan dolmam var.. Vildan dedi yok bana gelin.. Ayşe " Aa hadi karar verin artık " dedi.. Ben "Hadi yarın bekliyorum" dedim..
O zaman hepimiz bir şeyler yapıp getirelim dediler..
Eli kolu dolu gelen dosta can feda. Neden olmasın .. Sabah saat 9 için anlaştık.. Bizim çocuklar okula gitmek istemedi o gün..  Neymiş okulda herkese bizim bayramımız var diyeceklermiş. Müslüman olanlar gelmiyormuş okula o gün.. Geçen sene hadi gidin demiştik. Bu sene kalın dedik..
Sabah erkenden bizim oğlanı namaza götürdüm ama nasıl bir telaşla..
Sabah 6 da kalktık Türkiye`yi arayıp bayramlaştık.. Alelacele ortalığı düzenledim sofrayı kurdum.. Fotoğraf çekip İnstagrama yükledim:))

Üzerimde salaş bir ev elbisesi.. Arabayı çalıştırıp olabildiğince en kısa kestirme yolu deneyip Bayram namazına yetiştirdim oğlanı..
Acele geri gelip masaya dizilecek kahvaltılıkları koydum. Yumurta haşladım, kıyma  kavurmuştum gitmeden onu ısıttım, çayı koydum derken saat oldu 9:30..
Kızımın " Anne hani 9 da gelecekti ablalar :)) demesine karşılık "Kızım bizim özel saatimiz var .. Bir 9 deriz 30 dakika geçikme payı koyarız:))
Aradan bir az geçmişti kapı zili çalmaya başladı.. Tatlımı tatlı bayram kuzuları göründü..
Bayram böyle güzel olsa gerek.. Sevdiklerin uzakta  ama sevdiğin can arkadaşların yanındaydı bir bayram sabahı..



Sıcak çay, sıcak muhabbetin ardından  gelemeyen Hatice arkadaşa baskın yapalım dedik.. Bizim kelebek Kuaybe de o gün bizi satanlardandı:))
O satana da hadi gel gidiyoruz diyerekten kalkıp Hatice`ye gittik..Bol gülücüklü bayramlaşmayı bizim tatlı Neriman ablada devam ettirdik..
Neriman ablanın bayram ziyaretine gelenler için hazırladığı sofraya davet şekline bayıldım..
" Buyursun zayıflar önden" demesi hepimiz bir birimize bakıp kahkahayı pesinden getirdi.. Acaba kim zayıftı aramızda ;)) Yaklaşık hepimiz hemen hemen yakın kilolardaydık..

İki kapıdan sonra eve gelip akşam bizim kültür merkezindeki bayramlaşma için et kavurmam, giyinmem yaklaşık 1 bucuk saat sürdü. Çocukları alıp çıktık.
Topluca bayramlaşma olması gurbetin bayram havasını bir ayrı güzelleştiriyor. Aslında çok bir şey yapmıyorsun. Bayram yemeği yiyerek oturup bir hafta önce gördüğün arkadaşlarla muhabbet ediyorsun.



Eee  birinci gün bitti. :)) İkinci bayram günü için sabah bize gelin diyen Kuaybe`den başkası degildi.. Kuru patlıcan dolmam var deyince yerimden fırladım :)) Gecen akşam da evine misafir olup yemiştim ama tadı damağımda kalmıştı.. Tamamlamam lazımdı..
 

Bizi karşılayan böyle güzel masaya ne denir ki " Harikaaaaa"".. İkinci günün muhabbeti İstanbul fotoları ile süslü, kırmızılı süslerle süslenmiş bir güzel evin , pembe pembe kurulmuş masasında yenilen lezzetlerle devam etti.. Ardından bizim tatlı bakkal Reyhan ablaya ziyarete gittik.. Tatlılar çaylar geldi.. Masaya sığamadık ..  Birisi saat kaç dedi benim saat 5 dememle masadan fırlayan fırlayana.. Ayyy geç kaldık eşler okuldan gelecek.. Çünkü bizde tatil yoktu ..

 Bayramın 3.günü..4. günü akşama kadar olan kısmı benim için evde pineklemekle geçti..
Akşama Erzurumlu Elif arkadaşın zeytin yağlı sarmalarla, sebzeli pilav, hasanlaşa köftesi gibi harika lezzetlerle süslediği yemek masasına, burma baklavalı, kadayıf tatlısı,Yadigar abla tatlısıyla çay faslına misafirdik..
Bayram bitmişti ve böyle güzel bitmişti bizim için.. Yalnız daha bitmeyen bayram sevinci vardı.. Cumartesi okulunda.. Çocuklar için bitmemişti henüz bayram.. Bu bayramın bana düşen kısmı da pastaydı ondan çok iyi biliyorum bitmediğini..:))


Aslında 3 arkadaş yapacaktık sözde.. Kuaybe`nin Vildan`ın  dolu cuma günü olunca pastalar bana kalmıştı.. Kalabalık cumartesi okulu için 3 pasta yapmak yetmezdi..



 Kısa yoldan mutluluk arayınca çareyi daha önce yaptığım tart hamurunda buldum.. 4 tanesi bizim işimizi görürdü. El atmışken bizim eve de yaptım oldu sana 5 tane tart..
İşte o 5 güzeller bunlar..



Cumartesi okulun ardından bir kahveyi hak etmiştik diyerekten Domainin yolunu tuttuk.. İğne atsan yere düşmez derler ya aynen öyleydi Domain.. Neden meğersem köpeklere iyi bakım günümüymüş neymiş.. Ayy her yer köpek kaynıyordu.. Hoplaya zıplaya gittik Starbucks`a ama girip kahve almak ne mümkün... Hem kopekler var hem insanlar ikisi de çok çok.. :))
"Kızlar ben içemem bu kahveyi burada bu köpeklerle"..Karar verip başka bir Starbuck`a gittik..
Kahve güzeldir ama arkadaşla içince sanki farklı bir tat ekleniyordu..
Minnak Gülsima`nın soğuk havada soğuk kahveyi hüplete hüplete içmesi kahve saatinin en eğlenceli dakikalarıydı.. :))
Kahvenin ardından Karadenizli tatlı Tuba`la Half Price Books` u ziyaret ettik.. Hani Amerika`da pahalı kitapların, filim , muzik cd`lerinin en uygun fiyata bulup alabilecegin hesaplı mağaza..Maksat gezmek olsundu galiba bizimkisi.. Bir şey almadan çıktık.. Biten gün ve eve dönüş..
 

Pazara acılan sabah yine mutlu bir sabahtı.. Çünkü o gün tatlı misafirlerim vardı benim.. Eşimin balığa gitmesini fırsat bilip bizim bekar güzel kızları ağırlamak istemiştim..


Kırmızılı masa.. Acizane yaptıklarım, sohbet muhabbet derken.. Sıra teker teker ve topluca poz vermeye gelmişti.. Nasılsa bende çok istiyordum birisi poz versin çekeyim bol bol..


Çekim bitti kızlar gitti.. Her zaman yaptığımdan farklı olarak sofrayı topladım..


Sonra kendime özel tabak hazırladım.. Emektarım, ben,  tabağım oturduk çekilen resimleri sahiplerine ulaştırdık..



Pazarın sabah ve öğlen telaşı yerini akşama vermeye başladığında ben hala mutfakla, çamaşırla, yemekle boğuşuyordum.. Tam bitti derken elinde en az 70`e yakın balıkla gecenin 12 sinde eve gelen koca vardı..  O balıkların yarısı arkadaşa giderlen geri kalan yarısını kendi başına temizleyip buzluğa kaldıran kocaya
 " Kendine iş çıkarıyorsun" diyen hanım olmak nasıl acaba.. Çünkü balık burcu olmama rağmen balık temizlemek hiç bana göre değildi :((



Bir bayram haftası böyle biter..
Son olarak bizim parlak fikirli Kuaybe arkadaşın bayram için çocuklara büyüklere özel hazırladığı fotoğraf çerçevesinden  size hayırlı bayramlar dilemek istedim.. Hep mutlu, huzurlu Bayramlar olsun  inşAllah..


4 yorum:

  1. öncelikle bütün fotoğraflar harika yapanların ellerine sağlık,çerceve fikrine bayıldım bayıldım kesinlikle bir dahaki sefere uygulayacağım :)
    sağlıkla Allah daha nicelerini yaşatsın.
    bu arada balık ayıklamayı bende hiç sevmiyorum:(
    sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Nasıl güzel bir anlatım...masalar bir harika..daldım gittim ben de orala:) ne güzelmis ya, ülkeden uzakta ama hep arkadaslarla içiçe, birlikte..çok hoşuma gitti:)) cok güzel bi bayram olmus.. hele o tartlara bayıldımmm, ellerinize sağlık!!

    YanıtlaSil
  3. Senin şu masaların yok mu inan bayılıyorum ve en çok kırmızılı olanlara:)
    Hem sen gönder bana o balıkalrı ben temizlerim:)Ben tutmayada,temizlemeyde,yemeyede bayılırım:)
    Canım benim tartlar da harikalarrr:)
    Seni çok öpüyorum ve seviyorum,çok başkasın sen:)))

    YanıtlaSil
  4. Bayram guzel ,senin masa çok güzel .ellerine sağlık özellikle turtalar beni benden aldı.

    YanıtlaSil

Teşekkürler yorum yazdığınız için .. Beni çook mutlu ettiniz. :)

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM