24 Mayıs 2011

10 Günlük Türkiye Masalının Sonu



 Masallar hep mutlu biter ben bildim bileli. Her seven sevdiğine, muradı olan muradına kavuşur. Şükürler olsun 10 günlük masaldan sonra bende her gün özlemleri burnumda tüten 2 tatlı nimetime kavuştum.

Hani söz vardır " Gidip te Dönmemek, Dönüp te Görmemek" var. Allah korusun gerçekten çok zormuş. 
 Nereden çıktı şimdi durup dururken bu konuyu açmak. Anlatayım; 
 Yolculuğu çok seviyorum. Her zaman bavulum hazır olda duruyor. Gezmek denildimi hemen hazırım. Çünkü seyahat hastasıyım hiç hayır demem maşallah. Seviyorum yolculuğu ama korktuğum nokta da var tabi ki.
Ya kaza olursa diye. Hele de gökyüzündeysen, bir de okyanus üzerindeysen, aşağıda buz gibi su ve köpek balıkları seni bekliyorsa, gecenin karanlığındaysa...

Düşüncesi bile korkunç demi? Evet ben bu düşünceyi bizzat yaşadım bu yolculukta. Chicago hava alanından kalkan uçak yaklaşık 2 saat sonra hava boşluğuna girdi. Hani deprem olur ya onun gibi ilk sallantı geldi. Tabi her defa yaşanan olay olduğu için  herkesin  tepkisi, yüz ifadesi aynı. 
Tabi sallantı 2, 5, 10, 15, 20 .... dakikaya yükselince ve de sallantının şiddetinden dolayı uçağın sürekli merdiven iner gibi alçalması, hosteslerin bir birine bakışları, eşimin yüzünde sararma  belirtisi benim kalp atışlarımı daha da yükseltti. 
Vücudumun, çenemin titremesini durduramadım. Sadece dilimde sürekli şu sözler vardı " Allahım çocuklarımdan uzakta verme bize ölümü ". 
Çünkü onlar bizi bekliyordu, o hayali kurmuşlardı, öğle bir olay olursa da sürekli bizi bekler bir düşünce hafızalarında kalacak ve zorlanacaklardı geri kalan hayatlarında. 
Sürekli bir umut ve ne yazık ki erişilmeyen bu umutta onların tüm umutları kaybolacaktı.
Allah korusun!

O anı yaşayınca aklıma rahmetli Kemal Sunal geldi ve kendi kendime adam bu aletten korkmakta gerçekten haklıymış dedim.
Ama dilimde sürekli dua ediyorum, şehadet getiriyorum, eşime bakıyorum, suratı bembeyaz dua ediyor.
Bir az garip kaçabilir ama geçekten aklıma gelmedi deyil, ne yalan söyleyeyim . 
Ünlü futbolcu Hasan Şaş`ın ucak korkusu hikayesini sanırım izlemeyen yoktur. 
İzlemediyseniz  Buradan izleyebilirsiniz.
Ne gariptir ki aklıma o sahne  geldi  ve orada Hasan Şaş diyor ya Hakan Şükürün tüm dualarına katılıyorum diye. 

Bende eşimin öyle dua edişini görünce " Allahım eşimin dualarına katılıyorum" dedim. 
Olabildiğince endişeli, korku dolu, ürperti dolu yarım saati aşan bu heyecan sanırım benim seyahat etme cesaretime bir az sarsıntı verdi. 
Hayırlısı olsun. 
Şükürler olsun geri dönüşte böyle bir olay yaşamadık ve  gidişten farklı olarak dönüşümüz öğlen saatlerine denk gelmişti. Resim için harika görüntüler vardı. 
Okyanus o kadar yüksekten çok güzel gözüküyordu. 
Davulun sesi uzaktan hoş gelirmiş ya o misal yani...
Allah korusun!
Rabbim her yolcuya sağ salim gitmeyi dönmeyi nasip etsin.

   Masal sonunda ne olur; gökten 3 elma düşer.
Benim masalımda da gökten 3 elma düştü ve ben bu 3 elmayı gönlümün sevgisini de katarak binlerce dilimlere böldüm. 
Böldüm ki her bir okuyucuya fazlasıyla yetsin diye.
Bir başka masalda en güzel dileklerle, umutlarla görüşmek üzere.
Hoşca kalın! 

İstanbul


Atlantik Okyanusunun kara sınırı.



Chicagoya iniş anı.




 Austine inerken geçe saat 11 di....

2 yorum:

  1. Okurken bile korkarak okudum,
    ben yüksek br yere çıktığımda bile çok kötü oluyorum,bayılcak gibi,konuşamıyorum tepki veremıyorum.
    uçağa hiç binmedim çünki binemem biliyorum.
    şimdi seni okuyunca haklı olduğumu bılıyorum.
    Bir gün gerçekten binmem gerekırse?
    bilmemki ne olur?

    keyıfle okudum,resimler harika,


    sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  2. Allah sevdiklerinizden ayırmasın,bende seyehat etmeyi çok severim bunlar da tuzu biberi.Sevgiler

    YanıtlaSil

Teşekkürler yorum yazdığınız için .. Beni çook mutlu ettiniz. :)

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM