19 Nisan 2011

10 GÜNLÜK TÜRKİYE MASALINDAN - İZMİR 3

 
 





















İzmir`de sadece bir gün kaldık ama o kadar yeri gezdik ki resimleri 3 bölüme bile sığdırmaya bilirim. Sadece en güzel ve en özel olanları yayımlıyorum. 
Efes, Meryem Ana türbesi gezisinin ardından seramik atölyesine uğradık. Elle konuşturulan bu sanata hayran kaldım. İlk defa bu kadar yakından izledim ve  keyif aldım. Vakit olsa aletin başına geçip bende denemek isterdim ama, maalesef..
Atölyenin hemen yanında satış mağazası vardı. Her birinde ayrı dili  konuşan sanat vardı. Tek kelimeyle mükemmeldi. Kocaman mağazadan en çok beğendiklerimin resmini ekliyorum buraya. İnşallah sizde beğenirsiniz.
 Atölyeden çıkışta yolda küçük mola verdik. Ah Ah ne iyide vermişiz. Tamda benim en çok sevdiğim otun bittiği yerde vermişiz molayı. "Qanqal" derler bizim oralarda bu ota. Türkiye`de bunu çok insan bilmiyor. İsminin ne olduğunu bilmiyorum türkçede ama lezzeti harika. Bizim köyde daha çok buğday tarlasının kenarında biten bu otu yemekten doyamazdım çocukken. Koparırken elimize batan dikenleri fark etmezdik. Akşam eve gelinceye iğneyle saatlerce diken çıkarırdık elimizden.

   Aslında bu otu bıçakla kesmek lazım. Dediğim gibi yaprakların her tarafında  küçük dikenler var. Alışkanlık olmuştu, elime batan dikenlerine ragmen nerdeyse 10 taneden çok koparıp yedim.  Yaşasın; demek hala bu alışkanlığımı kaybetmemişim. Tabi benim bu halime Amerikalılar şaşkınlıkla bakıyordu. Çölde bulduğun otu yiyorsun, üstelik yıkamıyorsun.. 
Ben hazine bulmuş gibi yiyince onlardan bir kaçı merak edip tadına baktılar.  Sonuç; tabi ki sevmediler. Bence bu onlara göre değildi. Ama bana göre harikaydı.

 Ben resmini yayınlayım ismini bilen ve ya bu otu yiyen, tadını bilenler yorum yazar inşallah.

 İyi seyirler!






 
 Bunu yapan usta küçük şekerliyi ve kapaganı bir birine  o kadar uyumlu ve çok kısa zamanda yaptı ki, izleyenleri hayran bıraktı.





                                Bence de Dokunmayın! Kırıla bilir hassaslıkta çünkü.


                                  İkisi arasında ne kadar fark var değil mi ?











  
Çölde Biten yaban otu " KANKAL"





8 yorum:

  1. güzel izmir'im fotoğraflar harika

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel resimlemişsin,güzel ülkemizde okadar çok değer varki;kıymetini bilmek lazım,sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Izmir benim de burnumda tütüyor, ama daha cok Istanbul.... Sevgilerimle, gönlü güzel, kendi güzel arkadasim...

    YanıtlaSil
  4. Canım fotoğrafların sayesinde İzmir'e
    olan merakım arttı sevgiler.

    YanıtlaSil
  5. kankal cok lezzetlidir, dikenlerini alirlar ve kokundeki beyaz yeri yenir. Izmirli olmak bir ayricaliktir demeden gecemeyecegim. Fotograflar super daha cok yerlerini gormek isterdim..

    YanıtlaSil
  6. Es-Selamu Aleyküm balım..
    Çok özledim sizleri.

    Fotoğraflar hakikaten masal gibi.
    Birbirinden zarif hepsi.Eline / emeğine / yüreğine sağlık.

    Hasret ve muhabbetle inşaAllah.

    YanıtlaSil
  7. Görmeden sevmek..

    Duygu ve düşüncelerini öyle duru ifade ediyorsun ki subhanAllah.

    ' Fi-l kalbi, minel kalbi , ilel kalbi sebila '

    Kalpten kalbe her daim yol gider inşaAllah.

    Gönlünden öpüyorum kardeşim.

    YanıtlaSil

Teşekkürler yorum yazdığınız için .. Beni çook mutlu ettiniz. :)

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM