31 Mart 2011

10 GÜNLÜK TÜRKİYE MASALINDAN - ANTALYA-1

  

Dün tam bir hafta oldu eve döndüğümüz. Ama ben hala kendime gelemedim. Amerikalıların tabiriyle desek Jetlak oldum. Jetlak nedir diye gelecek olan soruyu şöyle cevaplayayım "Jetlak, uçakla deniz aşırı yolculuk yaptığında saat farkının insan vücudunda bıraktığı ahraz." demektir. 
Yani sürekli uykum geliyor. Bir türlü gözünü açamıyorsun. Uyandığın zaman hep uykulu uykulu bakıyorsun. Bu durumu  daha önce  Amerikaya geldiğimizde yaşamıştık. O yüzden garip gelmiyor. Aslında alışmamız gerekirdi ama 10 gün durmadan gezdiğimiz için de çok yorgunum. 
Evet 10 günlük gezinin ikinci durağı Antalyaydı. Hep duyduğum ama görmediğim Antalya methedilecek kadar güzeldi. İlk olarak ipek halıcıya uğradık. Tabi bu bizim için o kadar farklı gelmese de Amerikalılar için çok çok ilginç. Dükkan sahibinin anlattığı uzun ipek halı tarihinden sonra sıra almaya gelmişti. Bu kadar bahsedilirde, alınmaz mı?
Tabi ipek halı meraklıları çiftler çiftler aldı güzelim halılardan. 
Daha sonra küçük bot turu yaptık. En çok merak ettiğim kareyi yakaladım sonunda. Botun burun kısmında Titanik fliminin  en güzel sahnesini canlandırmasam olur mu, olmaz tabi.  Harika resimler çektirdik hepimiz. 
Titaniği  başlatan ben en güzel pozu veren Amerikalı arkadaşlar oldu. Demek ki,  her kesin çok hoşuna gitmişti. 
Bot gezisinden sonra Düden şelalesinin harika manzarası eşliğinde Arkadaş- Alabalık üretim çiftliği restoranında öğlen yemeyi yedik. Yemekleri benim yerime resimler anlatacak. (Antalyalı arkadaşlara ve Antalya ya gitmeği düşünen her  kese bu restoranı tavsiye ediyorum. Eminim yazın bu manzara daha da muhteşemdir)
  Yemekten önce sofraya getirilen sıcacık ekmekle peynir bizi yeteri kadar doydurmuştu. Balığa yaptığım küçük dekorasyon yemekten sonra en güzel sohbet konusuydu. 
Yemekten sonra Düden şelalesini  yakından görme fırsatımızda oldu. 
Bunlar sadece bir günlük Antalya gezimiz.
2. gün diğer yazıda inşallah. 



 





Restoranın bahçesindeki limon ve mandalina agaçlarında
hala daha koparılmamış  limon ve mandalina vardı.
Ekmek çok sıcaktı. Eşim bölmekte zorlandı.


Şimdi sıra harika tavuk ve balık kebabında.

Bu da balığın biber yedikten sonraki hali. 
Balık acı biberi yemiş, amanın demiş ne acıydı ya:)))
Bu da benim hayelini kurduğum küçük tahta kulübem:))))
Sıra Düden Şelalesinde..
Baktıkça doyulmayan, rahatlık ve huzur veren harika manzara..


Her halde kimse kolay kolay sıcak gözlemeye hayır demez:))


Bu da resimleri size aktaran gezme ve resim meraklısı
MUTFAK DİLİ:)))
 Hoşca kalın!

5 yorum:

  1. Antalya gerçekten çok güzel,balık ağzında biberle süper olmuş,sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Harika bir gezi olmuş bellki Yedikleriniz içtikleriniz afiyet bal şeker olsun süper görüntüler.

    YanıtlaSil
  3. Gerçekten süper biyer.
    En kısa zamanda bende gitmek isterim inş.Biber yemiş olupta ağzı yanan balığada bayıldım:)))

    YanıtlaSil
  4. Herşey çok güzelmiş arkadaşım.Balığın da süper yani.Biz Antalyaya sık gideriz, Fethiyede yaşadığımız için. İyi eğlenceler sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Maşallah çok güzel kareler çekmişsiniz. Tesadüfen sitenizi öğrendim. Yazılarınızı bilhare detaylı okuyacağım. şuan içinde kaybolmak istemiyorum:)))

    YanıtlaSil

Teşekkürler yorum yazdığınız için .. Beni çook mutlu ettiniz. :)

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM