20 Şubat 2011

AMERİKALI ÇOCUKLARDAN TÜRK SANATÇILARI



Sözümün bittiği, gönlümün tükenmez sevgisinin gözyaşıma karıştığı gündü bu gün...
Bir sevgi dilinin,  bir sevgi sözünün, bir "Merhabanın" bir "Hoş gelmişsiniz" bir  " Teşekkür ederim" cümlelerinin bir yabancı dudaklarından döküldüğü gündü bu gün...
Bir daha tükenen umuduma şükrün,  Elhamdülillahın  edası,   iyi ki buradayım, iyi ki bende bu sevgi dilinde konuşuyorum demenin günüydü bu gün....

  Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın Türkiye`de  7. Uluslararası Türkçe Olimpiyadında söylediği gibi "Dil bizde aynı zamanda Gönül anlamına gelir" . Evet bu gün gönüllerin bir olduğu, siyah, beyaz, sarı... simalarda, kalplerde  tebessüm, dilde Merhabalar vardı bü gün...
Amerikanın Teksas eyaletinde 5.si düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarının final elemelerinin günüydü bu gün...
Her yılı bir birinden daha coşkulu geçen olimpiyatta şiirler konuştu, folk danslar oynandı, şarkılar coştu.
Türk dilinin yarışı vardı. Bu dili en güzel ben konuşuyorum diyenlerde, dünya dilini konuşan Amerikalı öğrencilerdi. Dünya dilini konuşan bu gençlerin dilene sevgi dili de eklenince, işte böyle göz yaşartacak sahnelerle karşılaştık.
Sadece televizyonlardan izlediğim bu yarışmaları hep yakından izleme merakı vardı . Şükürler olsun " Bir gün Allahın izniyle mutlaka olacak" demekten vazgeçmediğim için bunun karşılığını en güzel şekilde aldım ve bu yarışmayı yakından izleme şansım oldu.
Geçen senenin muhabbet, uhuvvet, mutluluk dolu otobüs sakinlerini ve onlarla yolculuğu  özlesem de, bu senenin sakinleriyle idare ederek,  3 saatlik yolda. baya bir lafın belini kırarak olimpiyadın yapıldığı yere geldik.
Uzaktan, geçen sene resim çekildiğimiz yeri görünce efkarlandım Ah.... Ah.... o günler diye...
 Ufak tefek bir şeyler atıştırdıktan sonra programın yapıldığı yere geçtik. Türk- Amerika bayrakların süslendiği salonda bir azdan yapılacak yarışmada kim birinci olacak, kim bu sene Türkiyede 9. Uluslararası Türkçe Olimpiyadına gitmeye hak kazanacak diye atan kalpler vardı.


   Damarımda Kanimsin
  Neler Oluyor Bize
  Sevdam Ağlıyor
 Ah Su Eller şarkılarını
Horon tepen, Yeşil Ördek, Kafkas, Kıbrıs  folk dansını yapan, elinde Türk-Amerikan bayraklarıyla  kolbastı oynayan öğrencileri, türk halk kıyafeti giyinen Amerikalı sunucuyu uzun zaman hafızamdan çıkaramam her halde. 













  Harmony School of Excellence okulunun Amerikalı dans hocasının 21 çocuğa öğrettiği Bilecik oyunu hem  performans ödülüne,  hem de  kalbimizin en güzel dilek ödülüne layıktı.
Geçen sene erken ayrıldığımız için  sonuna kadar izleyemediğim bu yarışmayı bu sene şükürler olsun sonuna kadar izleme fırsatı oldu.  Kalbim izledikçe mutluluğumu, heyecanımı paylaşacak geçen seneki gönül dostlarımdan ayrı oturduğumu görünce, sevincimi  göz yaşına teslim etmişti.
Bu sene Esra arkadaşımla  bizimde çalıştırdığım ama, sadece Austin içindeki elemelerde üçüncülük ödülüne layık görülen Kafkas oyununun bir gün burada yarışa bilme heyecanı vardı...
Yıllarca yapılacak bu yarışmayı aynı heyecanla bir daha  izleye bilme  fırsatım olur mu acaba diye endişe vardı içimde...



Bu coşkunun sebebi  dil değildi aslında dilin dili yoktu ki konuşsun. Bu dili konuşturan önce Allahın izni, sonrada gönül erleriydi!
Elini,yurdunu bırakıp,  hasreti, gurbeti göğüsleyen önde giden atlıların marifetiydi..
Soluğu, derdi, sevgisi, mutlulugu, sevinci, kederi, uykusu, yemesi, içmesi sadece sevgi dili olan, bu  sevgi dilinin  ülkesinin, kültürünün, yemeklerinin kalplerde taht kurması için çaba gösteren, günümüzün osmanlı gençlerinin başarısıydı bu coşku.
Bu sevdalıları üzen, sinirlendiren, kızdıran ama yine de onları seven, özleyen, gittikleri zaman arkalarından  en güzel dileklerle, anılarla  hatırlayan, onlara  kırıldığın zaman  da, tahtada en çok sevdiğin şarkıyı küçük notla hediye eden, yaptığın yemekleri ballandıra ballandıra anlatan, " Ben türk böreğini çok seviyorum, yapabilir misin? " diye ricada bulunan, görünce koşup sarılan  Amerikalı öğrencilerin eseriydi bu coşku...



Peki ben neden buradaydım?
7. Uluslararası Türkçe Olimpiyadında Orta Asyalı sunucunun dediği gibi " Bu gönül erleri bizim oralara gelmeseydi, ne ben ne de  arkadaşlarım burada olurdu" dedi ya? İşte bende bu yüzden buradaydım şükürler olsun.

Bu sevginin , bu dilin, bu coşkunun bir parçası olmaktı beni mutlu eden..
Başarı ödülleri dağıtılırken mutluluktan ağlayan Amerikalı öğrencilerin  göz yaşına  eşlik eden göz yaşımın sebebi, ön yedi yıldır benimde bu gönül erlerinin arasında bir parça yerim olduğu içindi...
  Annemin on yedi yıl önce çok sevdiğim ablama sarılarak " İyi ki geldiniz. İçin rahat  şimdi. Gönlümün sevimlisi kızım, emin ellerde" dediği sözdü göz yaşıma sebep...
Bu gün burada sizinle heyecanımı, mutluğumu, üzüntümü, acizane yaptıklarımı  bu sevgi dilinde paylaşabilmek ne kadar güzel ( bazı yazı hatalarım olsa da.)
Benim kadar bu heyecanı, bu sevgiyi  duymanız dileğile..
Sevgilerle...

Not: Yazmadan önce nasıl bir başlık yazsam acaba dedim. Her halde bu kadar tevafuk olurdu  Bir gün önceden yazdığım Dinner rollardan türk poğaçaları yazısından sonra Amerikalı öğrencilerden Türk sanatçılar başlığı hem esprili, hemde  çok güzel olur dedim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Teşekkürler yorum yazdığınız için .. Beni çook mutlu ettiniz. :)

✿Mutfak Dili ✿ © Ocak-2015. Destek-Blogger

Blog design-Tasarım-GÜL TASARİM